İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Uykudan uyandığımda bir gül taciri gördüm,
Gülü yüreğe değiştirdiğine çok sevindim,,
Gülü yüreğe değiştiriyordu.

Sayrılık ve yara dolu bir yüreğimiz vardı,
Önce inanmadım gülü yüreğe değiştirdiğine.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bedeninin üstünden gider bulutlar
Yüksekte, yüksekte ve buzsu
Ve biraz yassı, sanki yüzerler

Görünmez bir cam üstünde.
Kuğuların aksine,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Güller

Güllerin zamanı aktığında
vazoya, çalılığa, tarha
ve dökülüp yittiğinde yapraklar,
düşer gözyaşları da.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yalnız güneş gökyüzü denizinde
çimen iteliyor solgun yaprakları köşeye
iplerde danseden çoraplar

Seksek çiziliyor ustaca kaldırımlara
sallıyor ipi çocuklar daha önceki çocukları

Devamını Oku
İsmail Aksoy

İstersen yoksun bırak beni ekmekten,
yoksun bırak beni havadan, ama
yoksun bırakma beni gülüşünden.

Yoksun bırakma beni gülden,
kopardığın süsenden,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ağladım hayatımın günahlarına, topladım hepsini bir araya,
Günahlarımın küçük bohçasıyla katıldım gök kervanına.
Meleğim göründü bana ve dedi ki: “Nereye gidersin? Yanıt ver!
Böylesi bir yükle gelenler yakışmazlar Cennet’e! ”


Devamını Oku
İsmail Aksoy

Abartılmış şehvetten ve kül düşlerden
taşıyorum soluk bir kuşağı, görünür bir sonucu,
yalnız yaşayan metalik bir rüzgârı,
açlıkla giyinmiş ölümlü bir hizmetkârı,
ve ağacın altındaki serinlikte, kendi yıldız gücüyle
çiçekleri aşılayan güneşin özünde,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bugün senin için: uzunsun
Şili’nin bedeni gibi ve hassassın
anason çiçeği gibi,
ve her bir dalında taşıyorsun
silinmez ilkbaharımızın şahitliğini:
Bugün günlerden ne? Senin günün.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Gündüz Erimesi

Alazlanan pullar yapıştırarak gönderdi mektuplarını sabah havası.
Parlıyordu kar ve hafiflemişti tüm yükler - bir kilo
700 gram ağırlığındaydı, daha fazla değildi.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Güneşle portakallar arası
ne kadardır metre hesabı?

Alazlı yatağında uyurken
kim uyandırır güneşi?

Devamını Oku