İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Gündüz Erimesi

Alazlanan pullar yapıştırarak gönderdi mektuplarını sabah havası.
Parlıyordu kar ve hafiflemişti tüm yükler - bir kilo
700 gram ağırlığındaydı, daha fazla değildi.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Güneşle portakallar arası
ne kadardır metre hesabı?

Alazlı yatağında uyurken
kim uyandırır güneşi?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Güneşler İçeren Manzara

Ev duvarının ardında kayıyor güneş
yerleştiriyor kendisini caddenin tam ortasına
ve kırmızı rüzgârıyla
üflüyor üstümüze nefesini.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Görüyorum Lota'nın kömüründeki ağlayışı
ve hor görülmüş Şili'lilerin buruşuk gölgesinin
toprağın derinindeki acı damarı delişini,
ölüşünü görüyorum, yaşayışını, katı külde gelişini dünyaya,
eğri büğrü, yayılmış toprağa güya dünya
gelmiş sadece ve gitmiş öylece

Devamını Oku
İsmail Aksoy

O yalnız denizdeki güller
ince tuzdan ve tehlikedeki bir boğazdan,
gene de dalgalı sudan
ve korkunç kuşlardan,
ve günden sonra gelen
gece var yalnızca, ve bir barınaktan sonra

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Mango, şeftali, limon rengi,
Bu öykü kitabı villalar
Düş görürler hâlâ ardında
Pancurların, balkonları
İncecik el-
Yapımı dantela gibi, ya da yaprak-ve-çiçek deseni.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Gün Gelecek Seveceğim Ocean Vuong'u

Ey Ocean, korkma.
Yolun sonu öyle ötelerde ki
şimdiden ardımızda kaldı bile son.
Kaygılanma. Baban sadece ikinizden biri

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Günün barışını karartan
o siyah ahtapot ne kadar büyüktü?

Kolları demirden mi yapılmıştır
ve gözleri ölü ateşten?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Günün Batışı

Sessizce nöbet tutar orman karıncası, bakmaz bir şeyin
içine. Ve karanlık yapraklardan düşen damlalar ile
yaz kanyonunun derinlerindeki gece uğultusu haricinde
işitmez hiçbir şeyi.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Güvercinim, bir tanecik güzelim,
Doğrul bakalım!
Kaplamış gece çiy’i
Dudaklarımı ve gözlerimi.

Mis kokulu yeller örer

Devamını Oku