Garipti o durmuş fabrika.
İşliklerde bir sessizlik, bir mesafe
makineyle insan arasında, bir kesilmiş
ip gezegenler arasında, zamanı
inşa etmekle geçiren
insan ellerinden bir boşluk, ve o çıplak
Her durumda savaştı bunlar
ve kimi inanarak
pro domo, her durumda ….
Öldü bazıları, pro patria,
yürüdü dikerek gözünü cehenneme
Herkese, karanlıkta
elimi tutan gecenin suskun
yaratıkları sizlere, sizlere,
sizler ölümsüz ışığın lambaları,
sizler yıldızların örgüsü,
hayatın ekmeği, gizli biraderler,
Her Şey Sakin
Nasıl oluyor da bugün kimse bombalanmadı?
Bilmek istiyorum, vatandaşı olarak
bu ülkenin ve bir aile babası olarak.
Beni bilgilendirmeden
Bin yıl bile aşındırsa adımlar bu meydanı
onlardan dökülmüş kanı silemezler buradan.
Ve donuklaştırılamaz düştüğünüz an
binlerce ses bu sessizliğe teğet geçse de.
Yağmur boğabilir belki alanın taşlarını,
Senin aksine
kıskanç değilim ben.
Bir adamla gel
sırtında,
yüz adamla gel saçında,
Yalnız yürüyemez kimse
her zaman karanlıkta burası
uydulardan
titreşen ışıkta
Birileri katılmalı
Yalnız yürüyemez kimse
Altın gibi ışıldar ağaçların arasından,
Hesperides’in elmaları!
Ayla delinmiş gece kavisi arasından
Sarı ışığın solgun temrenlerini fırlatırlar,
Buse dolu melteme yönelip
Sallarlar defineyi, altın parıltılı
Heykelciyim ben. Adım yok benim.
Yüzüm yok benim. Kopardı zincirini, uçmak için
dikenli çalının üzerinden ve taşları döllesin diye
havaya yükselmek için.
Benim taşlaşmış yüzümü taşıyorlar, anayurdumun
sert ıssızlığını, Okyanus İmparatorluğu’nun tenini.
Leonard Baskin’e
İmgelem, bilgelik gibi maddi olmayan şeyler
Sonsuzca takas edilmeye gelir evine
Kendisininki gibi
Somut bedenlere ve ağırlıklara.




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla