Erkenden
Bakırsıdır köknarlar.
Böyle görmüştüm onları ben
Yarım yüzyıl kadar önce
İki dünya savaşından önce
Azat ettiler köleyi, kırdılar zincirlerini...
Gene de her zaman olduğu kadar köleydi.
Zincirlenmişti hâlâ köleliğe,
Kelepçelenmişti hâlâ gevşekliğe ve tembelliğe,
Bağlıydı hâlâ korkuya ve hurafeye,
Kolorado ırmağının batısında
sevdiğim bir yer vardır.
Koşuyorum oraya içimde titreyerek
çalkalanan ne varsa, neyim varsa,
ne isem ve neyi savunuyorsam.
Bazı yüksek kızıl kayalar var,
Kondorum ben, uçarım
dolanarak üstünden,
ve birden dönüşüyle
rüzgârın, tüyün, pençelerin,
saldırırım sana
ıslık çalan kasırganın
Koni gibi yuvarlak salyangozlar
deniz kızlarının memeleri midir?
Ya da taşlaşmış dalgalar mıdır
ya da köpüğün kımıltısız oyunu mu?
Bildik sedef dalları yalnızca, denizin
ve göğün haleleri, bir defne rüzgârı
sizler için, meşe ormanının kahramanları sizler,
kontra tankçılar.
Sizler savaşın gecesel
uçurumundaydınız
Gece karanlığında bir fırtına çılgınca döndürüyor
değirmenin kanatlarını, öğütülen bir şey yok. – Seni de
uyutmuyor aynı yasalar.
Boz köpekbalığının karnı senin zayıf lamban.
Belli belirsiz anılar batıyor deniz dibine
Yakınımda benim, sen kan kızılı, ve gene de uzaksın.
O zalim masken ve savaşçı gözlerin
arasında toprak tepeciklerinin, hopluyorsun bir hazineden
diğerine saf ve yabanıl mükemmelliğinde.
Anlat bana nasıldır diğer bütün yaratıklar arasında,
yuvalardan bir karanlık manzaranın ortasında
Bülbül uçtu bahçeye, sevinçle oturdu gülün yanına,
Açtı gagasını ve şakıdı istekle şafağa.
Uyuyormuş gibi yaptı gül, fakat birden gönderdi kokusunu,
Yırtı yeşil örtüsünü: Sabah havasında kızıl bir gül kokusu!
O beyaz gül narindir ve narin
Elleri O’nun
Ki zamanın solgun haresinden de solgun
Bir ruhu var O’nun.
Gül narini ve alımı - güçsüz gene de




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla