İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Ey çimen yaprağındaki çiy tanesi kadar berrak
beyaz ipek yelpaze,
Bir kenarcığa bırakılmışsın sen de.

Ezra Pound (1885-1972, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Fıskiyeler kurumuş ve güller solmuştur.
Ölüm tütmektedir. Yaklaşır günün.
Küçük Buda’lar gibi semirir armutlar.
Mavi bir buğu kaplar gölü.

Balıkların çağı arasından kımıldarsın,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Manolya Yığınları

Martı çığlıkları arasında buraya kadar
salınarak çıktık kırmızı benekli yadigârların
solgun labirenti, kavkıları ve pençeleri arasından

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Geceleyin, hayli
Beyazca, tedbirli,
Sessizce hayli,

Bulup humusta dayanağını
Ayak parmaklarımız, burunlarımız,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Elini tuttuğunda elim
unuttum parmaklarımı.
Gece sana şiir yazmak istedim
fakat yazacak parmaklarım yoktu.
Ertesi gün buluştuğumuzda
dedin ki: Dünkü şiiri

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bana öğüt vermiş olanlar
her gün daha da delileşti.
Çok şükür aldırmadım onlara
ve taşındı hepsi birlikte yaşadıkları
ve geniş gölgeli şapkalarını
sürekli değiştirdikleri başka bir kente.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bana tanımadığım kişiyle kardeşliği verdin.
Bütün yaşayanların gücünü verdin bana.
Bir doğum gibi verdin bana yeniden yurdumu.
Yalnız olanın sahip olmadığı özgürlüğü verdin bana.
İyiliği bir ateş gibi yakmayı öğrettin bana.
Ağacın gereksindiği düzlüğü verdin bana.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ayı balıkları doğuruyor
buz soğuğu bölgelerin derinlerinde,
alacakaranlıkta yeraltı mağaraları oluşturuyor
okyanusun son uçurumunu;
Patagonya'nın inekleri
ayırıyorlar günden kendilerini

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bir ağacın dibine sıkıştırdık Valdivia'yı.

Yalnızca sabah bir yağmur mavisiydi
soğuk ipleriyle örtünmemiş bir güneşin.
Bütün şöhret, bu gümbürdeyen gökgürültüsü,
dinlendi karma-karışık bir halde

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kahvaltı tabaklarını tıkırdatırlar bodrum mutfaklarında,
Ve hissederim çiğnenen sokak köşeleri yanında
Çit kapılarında umutsuzca filizlenen
Yapış yapış ruhlarını oda hizmetçilerinin.

Sisin kahverengi dalgaları fırlatır bana

Devamını Oku