İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

I

Gereğinden fazla hazırlanmıştım olaya,
Uğursuzluktu bu da.
Orta yaşlı ilgimle
Önüme sermiştim en doğru kitapları.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Fakat yuvarlanır taşlar ırmağın dibinde.
Üç imparator gömülü Prag'da
Her şey zamanında, değişmedik şey yok dünyada
Gece on iki saat çeker ve sonra da sabah olur.

Ve devran döner.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Öyle küçüldü ki dünya,
neredeyse kımıldayamıyorum,
diyorum ki karıma: kendimi
Avrupalı ve Amerikalı hissediyorum
aynı anda, cesaret gösterilip yüksek basınç
denilmeli buna, kendi kanımın,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ara sıra beziyorum insan olmaktan.
Ara sıra giriyorum terzilere ve sinemalara,
durgun ve esrarlı, başlangıçlardan ve küllerden
bir suda yüzen keçe bir kuğu gibi.

Berber salonlarının kokusu ağlatıyor beni hüngür hüngür.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Withens’in İki Görünümü

Üstte halka geçirilmiş, leylek bacaklı karaçalı,
Koyun ayaklarının yassılaştırdığı çimenler,
Taş duvar ve mahya kirişi yükselir
Pruva misali sis belirsizlikleri arasında

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yürüyorlar caddede geliyorlar ve gidiyorlar
Bilmiyorlar birbirlerine baktıklarını
Birlikte yatıyorlar zaman öldürmek için
Bilmiyorlar mağazalarda bir şeyler satın aldıklarını
Eve gidip kahve içiyorlar hepsi bu işte
Çok alçakgönüllüler bilmiyorlar

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ya da uyusun diye
yatırırlar mı Hitler’i dikenli tellere?

Ya da dövme mi yapıyorlar derisine
cehennemdeki abajurlar için?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yaddo: Büyük Malikâne

Odun dumanı ve uzak bir hoparlör
Süzer bu berrak
Havayı, ve belirsizleştirir.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Asıyorsun gölgeni yağmur altında
ve soyuyorsun
şimşeğin ışığını
yağmur duruluyor karanlığı.
Bir aynadır gece
ve yüzün taşıyor dehşetin apaçık izlerini

Devamını Oku
İsmail Aksoy

YAĞMUR

toprakta sere serpe yayılmış
gür ve yumuşak kadın saçı misali
bugün yağmur –
kasvetli, serin ve rayihalı.

Devamını Oku