Avluda bağırıyor acı acı bir kuş,
madeni bir para kasada.
Tüyleri biraz hava,
ve yok oluyor ani bir parıltıda.
Özel Bölge
Önce ayaz vardı, ve ben yürüdüm gül meyvesi arasında,
New York ormanlarından oluşan boynunu şirinleştirmek için
Getirdiğin Avrupa’nın o kutsal yadigârları
Yunan güzellerinin mermer ayak uçları arasında.
Bildiğim en iyi şeysin sen.
Dünyadaki en değerli şeysin sen.
Yıldızlar gibisin sen, rüzgârlar gibi, dalgalar gibisin,
Kuşlar gibisin, tarladaki çiçekler gibisin.
Yol gösteren yıldızım ve dostumsun.
ve şimdi şiirin gibi özgürsün, özgür ve hiçbir yerin ve
her yerdesin, zamandan ve mekândan bağımsız, utkulardan ve
yılgıdan zincirlerini koparmış,
ve anlamı yok seni sonunda nereye gömeceklerinin ya da
gömmeyeceklerinin, toprağa terk etmelerinin, denize ya da ateşe,
Fakat bugün geliyor köylüler beni görmeye: 'Kardaş,
hiç suyumuz yok, Pablo Kardaş, hiç su yok,
yağmur yağmadı.
Ve ırmağın
kıt akıntısı
yedi gün akıyorsa, yedi gün kuruyor'.
Pablo Neruda adında olmaktan
daha aptalca bir şey var mıdır hayatta?
Kolombiya göklerinde
bulutları toplayan biri mi var?
Biliyor musun Pablo,
bazen ağlıyorum şiirlerini çevirirken.
Ağlatıyorsun beni sonsuz imgelerinle.
O geniş şiir galaksinde
bir zerre gibi hissediyorum kendimi.
Yılmıyorum ama,
Ah, oğul, bilir misin, bilir misin,
nereden gelirsin?
Beyaz ve aç martılı
bir gölden.
Atmacanın çevrimsel sessizlik noktası altında
ileri yuvarlanır deniz gürleyerek ışıkta,
çiğner körü körüne yosundan ve homurtulardan dizginini
sahil boyunca köpükler.
Yarasaların algılaması misali sarmalanmış karanlıklarla
Yaşayan canlılardan çok eşyalara kulak ver.
Ateşin söylevini dinle.
Suyun söylevini dinle.
Dinle, rüzgârın ağaçlara iç-çektirdiği yeri.
Bu atalarımızın nefes-alışlarıdır.
Ölüler tamamen çekip gitmedi.




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla