İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Damların Üstündeki Şarkıyla Uyanan Adam

Sabah, Mayıs yağmuru. Hâlâ sessiz şehir
bir yayla kulübesi gibi. Sokaklar sessiz. Ve
gökte gürlüyor mavi yeşil bir uçak motoru. –
Pencere açık.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Java’nın derinliklerinde, gölgelerin
bölgelerinde: burada duruyor aydınlanmış saray.
Duvarla birlikte büyümüş yeşil sırakemerlerin
arasından yürüyorum ve giriyorum
taht salonuna. Orada oturuyor hükümdar,
hastalıklı beyinli bir domuz, ve kirli bir erkek hindi,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Danseder Mayıs rüzgârları denizde
Dolanırken beyaz dalgaların üstünde,
Gezinir kıyıdan kıyıya yüzeyde
Köpürür sonra denizle birlikte,
Süzülerek gümüş iplikler gibi havada.
Söyleyin, gördünüz mü benim canımın canânını?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Budur yenilik: her küçük cafcaflı
Engel camla sarmalanmış ve garip.
Parıldar ve şıngırdar bir azizin tiz sesinde. Sadece sen
Bilmezsin ne yapılacağını ani ayak kaymalarında,
O kör, beyaz, berbat, erişilmez eğimde.
Bildiğin sözcüklerle ayağa kalkmanın yolu yok.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Dedektif

Yedi tepenin, kırmızı saban izlerinin, mavi dağın üstünden
Rüzgâr eserken ne yapıyordu ki kadın?
Fincanları mı yerleştiriyordu? Önemli bir şey bu.
Pencerede miydi, dinliyor muydu?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Değerli Kürkünün Değişimleriyle Kasım

Gökyüzü öylesine gri olduğu içindir ki
toprağın kendisi başlar ışık saçmaya:
utangaç yeşiliyle çayırlıklar,
çavdar ekmeği koyuluğunda tarım toprağı.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Hayli bekledi değirmencinin karısı,
Çay soğumuştu, ateş ölmüştü;
Ve aksi bir şey yoktu belki de
Gidişinde ve deyişinde:
“Artık değirmenciler yok,”
Kocasının söyledikleri arasında buydu duyduğu;

Devamını Oku
İsmail Aksoy

İzledi gözlerim
geçip giderken esmer bir kızı.

Siyah fildişi gibiydi
koyu menekşe üzümler gibi,
ve kamçıladı kanımı

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bütün dünya ölüme düşer kapattığımda gözlerimi;
Açarım gözkapaklarımı ve doğar herşey yeniden.
(Sanıyorum kafamdan uydurdum seni.)

Yıldızlar vals yaparlar, kırmızı ve mavi,
Ve keyfi bir siyahlık dörtnal peşinden:

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Karanlığa açılan bir kapı tüm bildiğim.
Dışarıda, eski dingiller ve paslı demir çemberler;
İçeride, çekiçlenen örsün kısa inleyişleri,
Nereye sıçrayacağı bilinmeyen kıvılcımların kuyruğu
Ya da sudaki kızgın nalın çıkardığı vızıltı.
Örs ortalarda bir yerde olmalı,

Devamını Oku