Pazar kuzusu cızırdar yağında.
Yağ
Feda eder ışık geçirmezliğini....
Bir pencere, kutsal altın.
Ateş değerli kılar onu,
Bilmeceyim ben dokuz heceli,
Bir fil, kocaman bir ev,
İki filiz üstünde gezinen bir kavun.
Ey al yemiş, fildişi, kaliteli keresteler!
Mayasıyla kabarmış bu somun büyüktür.
Bu semiz çantada yeni basılmış paradır.
Çamaşır rüzgârda dalgalanır
Bebelerin yüzlerinde açar goncalar
Kızlara sataşılır
ve futbol oynanır
çünkü yazdır şimdi Danimarka’da.
Al şunu, lanet olası; ve şunu!
Ve bir gül burada
Düzeltmek için yeniden!
Tanrı bilir
Üzüldüğümü, Grace; fakat sonuçta,
Bir kedi olacaksan, bu benim suçum değil.
Harika bir dostluk inşa edelim burada,
Alaz, güz, ve aşkın yeşil gülü
Burada sonlandırmışlardı mücadelelerini, burası mucizevi bir yer;
Bunlar oluyorken, buraya gel, bu zemin kutsaldır.
Ezra Pound (1885-1972, ABD)
Bütün bu aşktan ve dolaşmadan kitaplar oluşur.
Ve barındırmazlarsa öpüşü ya da gökleri,
barındırmazlar bereket için insanları,
barındırmazlar kadınları her bir damlada,
açlık ve arzu, öfke, berrak yollar,
ne kalkan olarak işe yarar ne de çan olarak:
Kaya ve uçurum,
daha çok zaman kayadan, bu
zamansız madde.
Yaranın zarı içinden
düşer kımıltısız
I.
New Hampshire
Meyve bahçesinde çocukların sesleri
Çiçeklenme ve hasat zamanı arasında:
Manzara
Turuncu çinili çatı teraslarıyla
baca külahları arasında
kayıp gider bataklık sisi,
kül rengidir fareler misali,
Ah, evet, sürekli kar,
ah, evet, titreyerek açılmış çiçeği karın,
Kuzey’in gözkapağı, donmuş küçük şimşek,
kim, kim çağırdı seni bu kül grisi vadiye,
kim, kim sürükledi seni kartalın doruklarından
berrak dalgalarının anayurdumun




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla