İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Bayan Helen Slingsby hiç evlenmemiş halamdı,
Ve revaçta olan bir meydana yakın küçük bir evde yaşadı
Kendisine bakan dört tane hizmetkârı vardı.
İşte öldüğünde cennette sessizlik vardı
Ve sessizlik kapladı sokağın kendisinin yaşadığı tarafını.
Çekildi panjurlar ve müteahhit sildi paspasa ayaklarını –

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Biliyorsun ölümün var olmadığını. Adam kadına böyle dedi.
Biliyorum, evet, diye yanıtladı kadın: ölü olduğumu şimdi.
Çekmeceye koydum ütülediğim iki gömleğini.
Özlem duyduğum tek şey küçük bir gül şimdi.


Devamını Oku
İsmail Aksoy

Hep bekleyen asla birini beklememiş olandan
çok daha fazla mı acı çeker?

Nerede sonlanır acaba gökkuşağı,
senin ruhunda mı yoksa ufukta mı?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Hep kırıktır fabrika camları.
Birileri savurur hep tuğla parçalarını,
Birileri fırlatır hep cürufları,
Yapar çirkin hödük hileleri hurdaları.

Hep kırıktır fabrika camları.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Gizem

Yüreğe yakın yerden,
orta yerden türeyen üçüncü eli
görmedi kimseler. Bırak, ne sağ
ne de sol el hazırlasın

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Gómez, Venezüella’nın bataklığı,
boğuluyor yavaşça yüzler
ve ruhlar çalılıklarında.
Geceleri düşüyor insanlar ona,
hızla hareket eden kollarla, koruyan
yüzünü korkunç darbeye karşı,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kaliforniya’dan getirdim silisyumdan dikenleriyle
boynuzlu bir murexi, katılaşmış gülün
o dikenli giysisi örtülmüş dumanla,
ve içi bir gırtlak gibi gül kızılı, yanmış
etli bir taçyaprağının uysal karanlığıyla.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Git, güzelim Gül, -
Zamanını ve zamanımı boşa harcayan o kadına söyle,
Bilsin artık,
O’nu sana benzettiğimde,
Nasıl şirin ve hilesiz gözükür gözüme.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

“Efsaneler ve Mirolóyiler”den

1

Gözleri dağlanmış adamın aşkı hakkında söylencedir
Prensti O

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Sardese giderken
Anlatır bana gördüklerini
mağaraları, dağdaki çökmüş duvarları
dağdaki bir resmi
Bilmem ki kim
yontmuş kimin heykelini

Devamını Oku