İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Antarktik, güneysi taç, donmuş
fenerlerin salkımı, toprağın derisinden
sökülmüş buzdan oluşan
külün kabuğu, saflıktan
yıkılmış kilise, o beyaz
katedrale konan yelkenli gemi,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ağılın önünde sigara içiyordu müze bekçisi.
Otluyordu koyunlar mermer kalıntıların arasında.
Daha ötede çamaşır yıkıyordu kadınlar ırmağın aşağısında.
Demirci dükkanından çekiç vuruşları duyulabilirdi.
Islık çaldı çoban. Mermer kalıntılar koşarmış gibi koştu koyunlar O’na doğru.
Suyun kalın ensesi parladı zakkumların ötesindeki serinlikle. Bir kadın yaydı

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Her şeyi anımsamalıyım,
çimen yapraklarını saklamalıyım,
ipliklerini hırpanî olayların,
ve metre metre dinlence yerlerini,
sonsuz demiryollarının izini,
acının yüzeyini.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Artık beni imrendirmediğinde hayat,
usare ve asit içimde yükselmediğinde,
insan gibi insan dediğimde –
sakin yaşadığımda, kendim olma yolunda
kendimi eklemeyi
ve kendimi su gibi savunmayı öğrendiğimde,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

En derin geceden konuşuyorum
En koyu karanlıktan konuşuyorum
ve gecenin sınırlarını konuşuyorum.

Eğer evime gelirsen sevgili dost,
bir lamba getir bana

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Somut ve suskun olmalı şiir
Değirmi bir meyve misali,

Eski madalyonlar nasılsa başparmağa
Ahraz olmalı o denli,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

İçimdedir şiir, kemdir, ecnebidir, belalıdır
ve nefret doludur; kavurucu bir ateşle yakar gecelerimi,
yanımdan geçip gider güruh halinde, bağırmaktan kısıktır sesi
sokaklarda meşaleli bir nümayişteymiş gibi.

Habistir şiir, nefret doludur, çatlatmaya çalışır

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bağışlayın, eğer denizin köpüğünden
daha çok ışık sızmadıysa gözlerimden,
bağışlayın, çünkü korunmasız
yayılır benim göğüm
ve sınırsız:
tekdüze benim şarkım,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bağlantı

Bak şu boz ağaca. Gökyüzü koşmuş
lifleri arasından toprağın içine –
sadece büzüşmüş bir bulut kalmış geriye
içtiğinde toprak. Çalınmış uzay

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Baharda küçük bir çılgınlık
Erdemdir bir Kral için bile,
Bütün bu yeşil tecrübeyi
Bu muazzam sahneyi
Sanki kendisininmiş gibi düşünüp duran
Soytarıyı Tanrı korusun fakat!

Devamını Oku