İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Gelip kuşattığında alnını kırk yılın kışı,
Ve güzelliğinin meydanında derin siperler kazdığında,
Gençliğinin göz alıcı kibirli giyim kuşamı,
Dönüşür değersiz eski püskü paçavraya.
Derken sorulduğunda sana güzelliğin nerde diye,
O diri günlerinin definesi nerde bulunur,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

O şirin ve suskun düşünce anlarında
Geçmiş şeylerin anılarını toplarım etrafıma,
Yanarım aradığım bir çok şeyin yokluğuna,
Ve eski acılarla ağlarım boşa geçmiş zamanıma:
Ağlamaya alışkın olmayan gözlerim dolup taşar sonra,
Ölümün sonsuz gecesinde gömülü değerli dostlara,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

32. Kanto

“Devrim” dedi Bay Adams,
“İnsanların kafalarında gerçekleşti.”
... altmış top, on ton barutla,
10.000 tüfek ve süngü, kurşun, yatak örtüleri,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Oturdum Dogana’nın basamaklarında,
Çünkü o yıl, gondollar aşırı pahalıydı,
Ve 'o kızlar” yoktu, tek bir yüz vardı, (1*)
Ve Buccentoro yirmi yarda ötedeydi, inleyerek “Stretti” diye (2*) (3*)
Ve ışıklandırılmıştı çapraz direkler, o yıl, Morosini’de, (4*)
Ve Kore’nin evinde tavus kuşları vardı, ya da olabilirdi. (5*)

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Aynana bak ve gördüğün yüze de ki:
Yeni bir yüz oluşturmanın zamanı şimdi.
O canlı ıslah tazelemezse seni
Hem dünyayı aldatırsın hem de bir anneyi.
El değmemiş dölyatağıyla o güzel nerdedir ki
Küçümseyecek senin ektiğin ekini?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Etimin bu kasvetli özü fikir olsaydı,
Yolumu zalim mesafe durduramazdı,
Değil mi ki gelirdim bakmadan mesafeye,
Uzaklardaki sınırlardan olduğun yere.
Mesele değil zaten ayaklarım dursa da
Senden en uzaktaki toprakta,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Usura ile (*1)

Her bir kalıbı pürüzsüz kesilmiş ve yerine oturan
iyi taştan yapılı, yüzleri zevkle kaplanabilecek bir evi yok
kimsenin usura ile
usura ile

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Gözümle gönlüm ölümcül bir savaşta,
Yanaşmazlar görüntünü paylaşmaya;
Gözüm engeller gönlümün sana bakmasını,
Gönlümse elinden almak ister gözün hakkını.
Gönlüm hep yürekte olduğunu söyler, der:
Kapalı durur bir kutuda, göremez berrak gözler.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Her kim ölmüşse, tastamamdır ruhu gene de.
Karanlıktan geldi bu ses.
Önce o yoldan gitmelisin
Cehenneme,
Ve Ceres’in kızı Proserpine’nin çardağına,
Asılıp duran karanlık arasından, Tiresias’ı görmeye,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yedi göl ve kimsenin yazmadığı bu dizeler için:
Yağmur: ıssız ırmak; bir yolculuk,
Donmuş buluttan ateş, alacakaranlıkta ağır yağmur
Kulübe çatısı altında bir fener vardı.
Kamışlar ağırdır; eğilmiştir;
ve ağlarcasına konuşur bambular.

Devamını Oku