Kara göl, kara kayık, kağıttan kesilmiş iki kara kişi.
Burada su içen kara ağaçlar nereye gitti?
Gölgeleri Kanada’yı örtmeli.
Zambaklardan küçük bir ışık süzülüyor.
Acele etmemizi istemiyor yaprakları:
Amma da sabah, bak!
Güneş kızıl ve yuvarlak.
Banyoya gidiyor Nina’m.
Oturmuş peynir ekmek yiyiyorum.
Hayat insanın en kötü şeyi değildir
ve birazdan hazırdır kahve.
Bıktım kendimden ve diş dolgularımdan.
Top yekün karşıyım bedenime.
Neye yarar ciğerin giderek küçülmesi
kabarırken midesi adamın.
Kişisel nefretten çekiyorum
Keşke birazcık beğenebilsem kendimi.
Syros
Syros limanında durup bekliyor terk edilmiş ticaret gemileri.
Pruva pruva dizilmişler. Uzun yıllar önce demir atmışlar:
CAPE RION, Monrovia
KRITON, Andros
Takip
Dans le fond des forêts votre image me suit. Racine (*)
Beni gizlice takip eden bir erkek panter var:
Bir gün ölümüm O’nun elinden olacak;
Tanrı İyidir. Güzel Bir Gecedir
Etrafa bak, kahverengi aya, kahverengi kuşa, sen uçmaya doğrulduğunda,
Etrafa bak kafaya ve yerdeki
Çalgıya.
Apansız duyarsan gecenin bir yarısı
görünmez çalgıcıların gidişatını
şarkıları ve mükemmel tınıları-
beyhude yaşlar dökme
seni terk eden talihe,
boşuna çabalarına,
Martıların fırtına dansı, fokların havlama oyunu,
Üstünde ve altında okyanusun...
Tanrısal gereksiz güzellik
Hükmeder oyunlara, belirler yazgıları, büyütür ağaçları
Ve yükseltir kuleleri, düşürür dalgaları.
Sevincin harika güzelliği
Tarih Hakkında
I
Mart’ta bir gün indim denize ve kulak kabarttım.
Buzlar gökyüzü kadar maviydi. Parçalanıyordu güneş altında.
Buzla kaplanışın altında güneş de bir mikrofonla fısıldıyordu.
Kötücül yıl, sıçanın yılı, pis yıl!
Yüksek ve metaliktir senin çizgin
okyanusun ve havanın kıyıları
boyunca, fırtına ve heyecandan
çelik bir tele benzeyen.




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla