İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Ağ Tamircileri

Sardalya kayıklarının o küçük limanının az biraz yukarısında,
O çelimsiz, acı badem köklerinin yeşil torbalı kabuklar şeklinde
Semirdiği yerin az biraz aşağısında, üç ağ tamircisi oturuyordu,
Siyah giyinmişlerdi, her biri matemini tutuyordu birilerinin.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ağustos Ortasında Sourdough Dağı’ndaki Gözlem Yerinde

Dumanlı pus aşağıdaki vadide
Üç günün sıcağı, beş günün yağmuru sonrası
Alazlanır reçine köknar kozalaklarında
Kayalıklar ve çayırlıklar boyunca

Devamını Oku
İsmail Aksoy

sesten yapılmış
meşe çalısından bir yerde
ışık saçan bir salıncak
gizlice kurulmuş
alıkoyan - bozulmuş
bir durumda: altın pırıltılı!

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ah, bir zaman Donnycarney’de
Uçarken bir yarasa ağaçtan ağaca
Yürüyordum sevgilimle yan yana
Ve öyle şirindi ki söyledikleri bana.


Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ahenklendirir müziği
Yerdeki ve gökteki sazlar;
Söğüt ağaçlarını birleştiren
Irmaklar boyunca çalmakta sazlar.

Irmak boyunca akar musiki

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Dövüyor külü güneş.
Derin hürmetle dönüyor salyangoz gözü:
amma da mesafe!

Pikapta çalınacak plağın üstündeki
iğne gibi gürültüyle

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ahmaklar

Rüzgârda çarpıp duran aptal bir kapı gibi
gevezelik etmekte
dünyadaki ahmaklar. Onu herkes duymaktadır,
çünkü bundan kaçınmak imkânsızdır.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ahmedo Roni

Ahmedo Roni, hayranım sana, ama ne beysin sen ne de hekim;
Ah be delikanlı, ne beysin sen ne de hekim.
Garip yüreğimin üstüne gönderdi Tanrı
İlkbahar yağmurlarından sağanak bulutları.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Işıltılı Van gölü kıyısında
küçük bir kentten
her gece genç bir adam açılırdı suya,
en iyi şekilde saklanarak.

Kayıksız açılırdı suya,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

İçindeki bir kulak ve bir resimle
saklıyorum mavi bir şişeyi:
gece mecbur ettiğinde baykuşun tüyünü,
kısık sesli kiraz ağacı yolduğunda kendi dudaklarını
ve deniz esintisi çoklukla
delik deşik ettiği kabuklarla tehdit ettiğinde,

Devamını Oku