İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Ve sonra indik gemiye,
Sürdük karinayı dalgalara, ilerledik tanrısal denizde, ve
Direkle yelken taktık o yağız gemiye,
Koyun taşıyordu, ve ağlayışla ağır
Bedenlerimizi de, ve kıç taraftan esen yeller
Şişirip yelkenleri taşıdı bizi öteye,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Dileriz ki en hoş varlıklar çoğalsın,
Ki böylece güzelliğin gülü hiç solmasın,
Fakat olgunlaşan için ölüm nasıl mutlaksa,
Anısı da yaşar körpe kalıtçısında:
Ancak senin parlak gözlerin kendine kısılmıştır,
Öz yakıtını besleyen de ışığının alazıdır,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Buluşacaktık ve yemek yiyecektik birlikte
değil mi ki sinirli ve sıskaydı,
fakat muhafazakar bir ölümle öldü.
Geçici bir sertlik gibi öldü,
şipşak bir yüz ameliyatı gibi.
Cuma günü, mesaiden sonra,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

İnci, koca küre, ve içi boş,
Göl üstünde sis, güneş ışığıyla dolu,
Pernella concubina
Yeşil gömleğin yeni ve saçılmış altın elinin üstünde
İster ki oğluna miras kalsın
Umarak daha yaşlı mirasçının savaşta öldürülmesini

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Salla gitsin tümden, Robert Browning,
Sadece tek bir tanecik “Sordello” olabilir.
Fakat o Sordello benim Sordello'm mudur?
Lo Sordels si fo di Mantovana.
Yayıktaymış gibi çalkalandı denizde So-shu.
Kayalıklar altında püsküren

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Gelip kuşattığında alnını kırk yılın kışı,
Ve güzelliğinin meydanında derin siperler kazdığında,
Gençliğinin göz alıcı kibirli giyim kuşamı,
Dönüşür değersiz eski püskü paçavraya.
Derken sorulduğunda sana güzelliğin nerde diye,
O diri günlerinin definesi nerde bulunur,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

O şirin ve suskun düşünce anlarında
Geçmiş şeylerin anılarını toplarım etrafıma,
Yanarım aradığım bir çok şeyin yokluğuna,
Ve eski acılarla ağlarım boşa geçmiş zamanıma:
Ağlamaya alışkın olmayan gözlerim dolup taşar sonra,
Ölümün sonsuz gecesinde gömülü değerli dostlara,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

32. Kanto

“Devrim” dedi Bay Adams,
“İnsanların kafalarında gerçekleşti.”
... altmış top, on ton barutla,
10.000 tüfek ve süngü, kurşun, yatak örtüleri,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Oturdum Dogana’nın basamaklarında,
Çünkü o yıl, gondollar aşırı pahalıydı,
Ve 'o kızlar” yoktu, tek bir yüz vardı, (1*)
Ve Buccentoro yirmi yarda ötedeydi, inleyerek “Stretti” diye (2*) (3*)
Ve ışıklandırılmıştı çapraz direkler, o yıl, Morosini’de, (4*)
Ve Kore’nin evinde tavus kuşları vardı, ya da olabilirdi. (5*)

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Aynana bak ve gördüğün yüze de ki:
Yeni bir yüz oluşturmanın zamanı şimdi.
O canlı ıslah tazelemezse seni
Hem dünyayı aldatırsın hem de bir anneyi.
El değmemiş dölyatağıyla o güzel nerdedir ki
Küçümseyecek senin ektiğin ekini?

Devamını Oku