Işıltılı Van gölü kıyısında
küçük bir kentten
her gece genç bir adam açılırdı suya,
en iyi şekilde saklanarak.
Kayıksız açılırdı suya,
İçindeki bir kulak ve bir resimle
saklıyorum mavi bir şişeyi:
gece mecbur ettiğinde baykuşun tüyünü,
kısık sesli kiraz ağacı yolduğunda kendi dudaklarını
ve deniz esintisi çoklukla
delik deşik ettiği kabuklarla tehdit ettiğinde,
Bükerek kaslarını
Geliyor mağaralarından
Korunun kara şeyleri.
Yemiş bahçesini karıştırırlar,
Sarı odalarımızın etrafımızdaki
Air Mail
Bir posta kutusu bulmaya çalışırken
taşıdım mektubu şehir boyunca.
Taşın ve betonun büyük ormanında
sallanıp durdu yolunu yitirmiş bu kelebek.
sürüklüyor açlığını gök boyunca
kafatasımın kavkısı gökten ve topraktan
çöker üstüne yüzükoyun yatmışın ki
yakında hayatlarını alıp gitmek zorunda
Haylidir duruyor, şimdi akçaağaç sapsarı;
her sabah sis, soğuktan bir demet
altında yaprak ormanının bütün gün,
hınzır soğuk bir nem,
yapışkan, kemirgen, karanlık çökerken,
tadı gibi demirin dil üzerinde,
Acayip, garip aristokratlar
Amerika’mızda, yakın zamanlarda
alçıyla kaplanmış memeli hayvanlar, kısır
genç adamlar, kibirli budalalar,
kötülük dolu toprak ağaları, Kulüp’te
aşırı içkinin kahramanları,
Dedi ki: Ben çocukken
çocuklar vardı bütün bahçelerde. Biz
yirmi beş kişi giderdik okula
kışları ve o uzun çok uzun
yaz akşamları çocuklarla doluydu.
Şimdi yaşlandım ve yalnızca yaşlılar var
Ayın direği çürümüş ve yelkeni buruşmuştur.
Martı sarhoş dönenip gider suyun üstünde.
İskelenin ağır dörtgeni yanmış ve kömürleşmiş.
Çalılık boyun eğmiş karanlıkta.
Dışarda, merdivende. Vurur şafak vakti ve vurur
Düşleyerek çatıların üzerinden
Düşüyor soğuk bahar yağmuru;
Dışarıdaki yalnız ağaçta
Haykırıyor bir kuş, haykırıyor.
Toprağın üstüne düşüyor




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla