Ruhun
Toklukla büyür narince,
Atthis.
Ah Atthis,
Dudaklarını özlerim.
Senin kıpırdak, devşirilmemiş,
Düşlerimde bile kendini benden esirgedin
Ve bana sadece hizmetçilerini gönderdin.
Ezra Pound (1885-1972, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
…
Güz yaprakları savrulur elimden,
agitante calescemus... (1*)
ve soğur rüzgâr güze doğru.
Lux in diafana, (2*)
Creatrix, oro. (3*)
İçimde ol, geçici şeyler gibi değil,
Sonsuz duygulanımı gibi
Kasvetli rüzgârın -
Çiçeklerin neşesi.
Senin olayım
Güneşsiz kayaların ve boz suların
Bir yıl taşkınlar yükselmişti,
Bir yıl karlarla savaştılar,
Bir yıl ağaçları ve duvarları yıkan bir dolu yağdı.
Burada bataklığın aşağı kısmında tuzağa düşürdüler O’nu
bir yılda,
Ve boğazına kadar suda duruyordu
Ama doğru mudur köşecikte
beklediği yeleklerin isyanının?
Niçin sunuyor ilkbahar bize
o yeşil giysilerini yeniden?
Tam da babamı tutuklamışlardı ki
oylarımızla seçtiğimiz başkan geçti buradan
ve hepimizin özgür olduğunu söyleyince
yaşlı babamın serbest bırakılmasını istedim.
Alıp götürdüler beni, bütün bir gün patakladılar sonra.
O kışlada kimseyi tanımıyordum. Hatta bilmiyorum
Ama eğer silâhlandırırsan ordunu, Kuzey Amerika,
bu temiz sınırı yok etmek için
ve Şikago kasabını efendisi yapmak için
sevdiğimiz bu müziğe ve düzene,
o zaman taşlarla ve havayla atılacağız ileri
seni un ufak etmek için:
Bulamam yolumu: hiç yıldız yok
Büsbütün örtünmüş göklerde;
Ve yok havada fısıltısı
Yaşayan bir sesin, fakat uzakta
Yitik, şahane müziğin ölçü çizgisi gibi sadece
Duyarım onu, çalınırdı alımlı
Amerika, anmam adını boş yere.
Boyun eğdiğinde kılıç yüreğime,
ruhumda o sonsuz dam akmasına dayandığımda,
pencerelerden
senin yeni günün beni delip geçtiğinde,
bana hayat veren ışıktaki kendim oldum ve olurum,




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla