Fakat acı çektim mi? Acı çekmedim. Sadece halkımın
acı çekmesinden ötürü acı çekiyorum. Yaşıyorum
içinde, yaşıyorum anayurdumda, bir hücre gibi
o sonsuz ve alazlı kanda.
Zamanım yok kendi acılarıma.
Kimse acı çekmemi sağlayamaz
Dürüst olmadığımı söylüyorsun.
Senden daha dürüstüm ben.
Senin yavaş yavaş aşındırdığın
Bağlılığa bağlıyım ben.
Çok uçucu olduğumu söylüyorsun.
Açık Pencere
Açık pencere önünde duruyordum
ve traş oluyordum bir sabah
birinci katta.
Şıklatıp çalıştırdım traş aletini.
1
Sevgilim, ne zaman bitecek acıların kışı? ...
Ne zaman ıslatacağım susamış dudaklarımı
Aşk yağmuruyla
Gül ağzında?
- Bitmeli acıların kışı...
Elveda, elveda çiftliğine, fethettiğin
gölgeye, o berrak dala,
kutsanmış toprağa,
öküze, elveda esirgenen suya,
elveda bayırlara, yağmurla gelmeyen
müziğe, o kupkuru
Bütün gece seninle yattım
denizin yakınında, adada.
Yabanıl ve uysaldın sevinçle uyku arasında,
ateşle su arasında.
Belki çok geç
Bir attır rüzgâr:
denizde, gökte
devineni dinle.
Götürmek ister beni: dinle
nasıl devinir dünyada
Mügenin
Solgun ıslak yaprakları misali serin
Uzanır yanımda seherleyin.
Ezra Pound (1885-1972, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
sabahtan önce olacaksın burada
ve Dante ve Logos ve bütün katmanlar ve gizemler
ve yanık ay
sabah öncesi burada yaratacağın
müziğin beyaz yüzeyi arkasında
Korkutan kanatların arasından, arasından gecelerin,
manolyaların arasından, arasından telgrafların,
Güney’in rüzgârı arasından ve denizle ıslanmış Batı’dan,
geliyorsun uçarak.
Mezarların altından, altından külün,




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla