İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Bu kırmızı bacadan geliyor
Bu beyaz duman.

Bu yeşil hıyar duruyor
Bir sarı tabakta.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ve nedir anlamı bütün bu zahmetin,
az imge, az söz, hesaplama,
ne hissedersin ve kişiliğinde her zaman
sessiz yasın bir baskısı mı vardı?

Hiçten geldi, akıyor birlikte

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Gözkapaklarım kapanır meme uçlarında, kuşatır onları
Uyandığımızda

Bill Knott (1940-2014, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Hangi lisan güvenli olur
Bütün gece uyanık dururken bizler
Söylerken avuç içi sözcüklerini, parmak ucu sözcüklerini değil
Bizde bir ses arayan bu yara
Kiralık odaları olan bir memba olacaktır
Veya öpüşlerden ve yapraklardan oluşan bir lisan

Devamını Oku
İsmail Aksoy

İpek dizlere tapan biriyim ben,
toplarım kendimi dişlerimin arasından,
ölüleri kötürüm kılmak için yazarım bu satırları,
yaşayanların önünde duraklayarak çıkmaları için:
bir insanım ben, koştururum elimi
bedeninde, dokunurum dünyanın gizli

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Lana Turner yere yığıldı!
Yanından tırıs gidiyordum ve birden
yağmur ve kar yağmaya başladı
ve sen dolu yağdığını söyledin fakat
dolu kafana öyle sert çarptı ki
böylelikle kar yağıyordu ve

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Hayatımda öyle erken, öyle erken yazıldı ki şiirlerim
Kendimin henüz bir şair olduğunu bilmiyordum daha.
Pınarın damlacıkları misali cebren ayrılırlar benden,
Bir roketin devinmesine benzer gene de.

Ansızın saldırır şiirler benden, işgal eder, uykunun ve tütsünün

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Belirleyerek susturur kelime; çekilmiş hat
Kovar daha donuk akranlarını ve başarır, ölüm saçarak,
Hayali hatların sadece usandırdığı

Müesseselerde. Patatesler gibi dirençli
Taşlar bilinçsiz, kelime ve hat dayanır

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Marion Helz için

Ellerimiz yalnızken,
açılırlar, yüzlerimiz gibi.
Hiçbir kıyı yoktur
onların açılışı için.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Hitabetin armağanına hasret kalır dil, o hitabet ki çevirir sözcükleri,
Şairane karşılaşmalar yoksun kılar süsümü ve biçemimi.

Şehrinde yeni kadehler döndürülür şüphesiz ki,
Senin yaşına gelince özlenir eski şarabım, ey saki.

Devamını Oku