Suskunluğun sevindiriyor beni, çünkü uzakta gibi görünüyorsun,
ve işitiyorsun beni uzaklardan, ulaşmasa da sesim sana.
Görünüş o ki, gözlerin uçmuş gitmiş uzaklara,
ve kapalı ağzın bir öpüş gördü sanki.
Tam da her şey ruhum tarafından izlenmişken,
Kara göl, kara kayık, kağıttan kesilmiş iki kara kişi.
Burada su içen kara ağaçlar nereye gitti?
Gölgeleri Kanada’yı örtmeli.
Zambaklardan küçük bir ışık süzülüyor.
Acele etmemizi istemiyor yaprakları:
Amma da sabah, bak!
Güneş kızıl ve yuvarlak.
Banyoya gidiyor Nina’m.
Oturmuş peynir ekmek yiyiyorum.
Hayat insanın en kötü şeyi değildir
ve birazdan hazırdır kahve.
Bıktım kendimden ve diş dolgularımdan.
Top yekün karşıyım bedenime.
Neye yarar ciğerin giderek küçülmesi
kabarırken midesi adamın.
Kişisel nefretten çekiyorum
Keşke birazcık beğenebilsem kendimi.
Syros
Syros limanında durup bekliyor terk edilmiş ticaret gemileri.
Pruva pruva dizilmişler. Uzun yıllar önce demir atmışlar:
CAPE RION, Monrovia
KRITON, Andros
Takip
Dans le fond des forêts votre image me suit. Racine (*)
Beni gizlice takip eden bir erkek panter var:
Bir gün ölümüm O’nun elinden olacak;
Apansız duyarsan gecenin bir yarısı
görünmez çalgıcıların gidişatını
şarkıları ve mükemmel tınıları-
beyhude yaşlar dökme
seni terk eden talihe,
boşuna çabalarına,
Bir peçeye döndürmekte geceyi
Boz altın ağları ay’ın,
Sürüklemekte bir gölde uyuyan
Kıyı ışıkları sarı salkım filizlerini.
Bir ad - O’nun adı -
Yalnızlık bir yağmur gibidir.
Denizden akşamlara yükselir;
uzak ve ıssız ovalardan esip gelir,
çıkar göğe, her zamanki yerine.
Ve düşer gökten kentin üstüne.
İlişkinin sonu ölümdür hep.
Kadın atölyemdir benim. Kaypak gözlü,
kabilemin ve nefesimin dışında
gittiğini saptar. Korkuturum
sadık kalanları. Casusum ben.
Gecede yalnızım, yatakla evliyim.




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla