indir gözlerindeki şu silahı
kurşun gibi yağıyor bakışların
hayalin içimde bir kan damlası
ve parmaklarında bir cinayet ortağı
demek bu kaderin son yazgısı
ve bohemyanın son tangosu
henüz konuşamayan bir çocuk gibi
dilini yutmuş da yüreğim
gözyaşlarıyla istiyor seni
ta arşa kadar yükselsin diye nefesi
ruhunun en derinlerinden
lütfen, diye yalvarıyor aşkın sesi
göğün mavisi kül renkli bulutlarla kapalı
pencereden içeriye bir sonbahar rüzgarı doluyor
beyaz perde şaşkınlıkla salınıyor
yaz ortasında bu soğuk poyraz da ne
güz erken mi gelecek nedir
ayrılıklar yaşayan kalbim gibi
özlemez mi insan sevdiğini
ona emanet etmişken tüm gülücüklerini
ve kaybetmişken kendini
kendi dünyasında
ve arıyorken mutluluğu
bir başka yürekte
ben kar gibi beyaz ve masumum, dedi adam
ama huyum kurusun çapkınım işte
sen, dedi kadın, her gelenin üstüne imzasını çaktığı
bir kağıt ne kadar beyazsa, o kadar masumsun işte
konuşmak için rüzgarları bekleyen bir ağaç
bahçede bir başına
hiçbir yere gidemeyecek kadar
toprağına bağlı
bir ölünün mezarına duyduğu aşkçasına
cehennem gibi yansa da güneş
ona de ki
aşkın en büyük lanetidir
değersiz kalplerde yararsız olması
sana adayacağıma kalbimi
bir kurşuna teslim ederim ruhumu
aşkın ölü hali, kollarımda can verdi
dayanılmaz bir haldi bu
bir seçim, bir savaş sanki
yürekten kopup arşı saran bir hayalim vardı
sessizce yükselip yarı yolda kaldı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!