bir çölün yağmur hayali kadar kalpten kırılırsın
ellerinde kum taneleri
ve gözlerinde onun serabı
gözyaşından bir nehir bekler gibi beklersin
hayır hiçbir şey imkansız değildir dersin
kalbine inandırabilirsen aşka da inandırabilirsin
canlar senin için yanıyor bugün
damardan kalbe
kalpten tüm bedene yayılırken nar-ı ateş
gözyaşından rüzgarlar istila ediyor zamanı
durdurmak ne mümkün
akıyor öylesine, yakıyor delicesine
buz gibi yalnızlık
ölü denizlerden kopup da geliyor
şimdi
külleri savrulan ölülerin ruhları ile dolu yüreğim
kapının ardında kalan tüm dostlarım için
hani yüreğimi çiğneyip de gidenler için
anlıma silahı dayasan ölüm on saniye
bir uçurumdan yuvarlasan ölüm on dakika
hani şu gidişin var ya ölüm her saniye
kimin gittiğini bile bilmezsin bazen
öylece durup bakarsın uzayan boşluğa
buradasın dedim
uykularımı çalmak için
nurunla güneş olup geceyi söndürmüşsün
buradasın dedim
zehirli kokunla
nemli duvarlara asılı fotoğraflar gibi
ıslak gözlerimde durur hayalin
her şey o son bakışta donup kalmış sanki
ne başlangıcı ve ne de bitimi var zamanın
şurada, kalbimin attığı yere saplı bir kurşun gibi
yağmurlara…
dur, böyle gidemezsin
esip gürledikten sonra hani
yüreğimi bin umutla doldurup
damla damla yağmadan
hüzünle yoğrulmuş bir yağmur
yüreğimden ta gözlerime çağlar da durur
hangi zaman, hangi vakit aksa
hangi mevsim gidip hangi mevsim geri dönse
şurada bir yerlerde bir ağaç gibi
kanunsuzca yeşerir ve sonsuzca solar
yavaş yavaş öldürürler insanı
kimlerdir
nicelerdir
ne zaman gelmişlerdir
bilemezsin
bir de bakarsın
köpekler ulur her vakit
sen kalbini dinle
alnında izi kalsın aşkın
beş vakit
yağmur gibi yağsın yüreğin
ve




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!