sonsuz bir yolculuğa çıkıyorum
bunu neden yazdığımı da bilmiyorum
hayat damla damla dökülürken durup bakmak istemiyorum
durmak istiyorum aslında, ama yapamıyorum..
belki döner belki de dönmez yüreğim
demek bu kadardı bakışmalarımız
gözyaşlarımla konuşursam anlar mısınız
damla damla dökülse yaşlar
hece hece düşseler kaldırım taşlarına
okuyabilir misiniz düşüncelerimi yerlerde
kalbimdeki iğnelerin neden saplı olduklarını
anlayabilir misiniz
kırmızı’ya…
ölüm soğukluğunda yüreğim
can çekilmiş
sarnıçlara gömülmüş nefesim
ağlamaz mı insan
canından bir can vermişse zamana
ağlamaz mı insan
rüyanın en güzel yerinde tükenmişse gece
değil mi ki sen
bir bakışla felç ettin mutluluklarımı
geceye döndürdün
o sonsuz gündüzlerimi
nereye baksam görüyorken hayalini
değil mi ki sen
ahir zamanın hendek savaşı'nı yaşıyoruz
etrafımıza kazılı hendeklerimiz bile yok
ismail gibi uzatmışız bıçağa boynumuzu
bizi kurban edecek şerefli bir ibrahim'imiz bile yok
eski bir korkudur
bende hayalin
takvimler yandıkça
çözülüyor nefesin
içimde bir yerlerde
kalp gibi atıyor sesin
hayat kızıl bir nehir gibi usul usul akarken
gitme kal dediklerinin ardından bakacaksın
ayak izlerinde kalacak gözlerin
aşk dedikleri şeyi bir mezar gibi kalbine kazacaksın
kuru başaklar nasıl beklerse yağmuru göklerden
yüreğimin tüm ışığını gökteki dolunaya verdim
ay koyu sislerin ardında kaldı
karanlıktayım gecem
seni affeder miyim sanıyorsun
idamlıklara bile işledikleri suçlar okunur
yargılanır ve asılırlar
aşk, kaçış planıyla gelir
bir kral
düşmüş bir şehre nasıl girerse
işte öyle girer kalbin ülkesine
yakıp yıkar eski olan ne varsa
ve tahtını kurar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!