kurşunlar yağar, yollar kesilir
yokluklar ülkesinde canlara kıyılır
her yanda katiller, tuzaklar kurulur
oysa melekler ölmez, ölmeyecekler
muhbirler dünyayı köy köy dolanır
önce umutları çaldın
sonra hayalleri
ve ardından yürütüverdin
deste deste, kasa kasa
yoksul ceplerden aşıra aşıra
hesapsız yaşarken
merdivenler
yıllanmış hatıralara
basamak basamak yükselirler
ben çıkarım geçmişin eteklerine
yorulurum sebepsiz
bilirsin kolay kolay ağlamaz erkekler
sakla gözyaşlarımı
en keskin ilaçmış derler
sürersin yaralı kalbine
öğretir belki de
merhamet denen şefkati
o en büyük savaşı kalbinde yaşıyor
ruhunu okuyabiliyorum
kapılar açık, surlar yıkılmış
bir okyanus tüm bentleri devirmiş
felaketlere hadi gel demiş
ama güçsüz, ama yalnız
okyanus büyüklüğünde
bir mezar kazmak istiyordu kendine
oysa bir tabuta bile sığmıyordu
hiç kimse olamayan ama herkesi isteyen
o sonsuz tavrından vazgeçmişti şimdi
tek dileği yok olmaktı
olmayınca olmuyor işte
mumdan gemiler yürümüyor ateş denizinde
cennete düşen ilk yağmur damlası olsan bile
ab-ı hayat olmuyor gözlerin gözlerime
bir tuzaktır adın kalbimde
bilmiyorum
hiçbir şey bilmiyorum
düşünmek de istemiyorum aslında
her insanın böyle bir özgürlüğü olmalı belki de
belki susmak, gözleri kapamak
hiçbir şey düşünmeden beklemek
hazreti İsa’ya bahşedilen o büyük mucize
bana verilmiş olsaydı eğer
dudaklarımdaki o tılsımlı sözleri
bana aşık olsun diye kalbine üfler
hiç kimseyi sevmemişçesine
yeniden dirilmeni sağlardım
mutlu etmek için seni
cennetimi vermez miyim
toprak olup yollarına
gururumu ezmez miyim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!