kader bu ya
yanlış zamanda doğmuş kalplerimiz
bir meçhule kilitlenmişken düşlerimiz
kader bu ya
imkansızları mümkün kılmış aşkımız
ruhumun gizlerinde biriken bir gözyaşı seli
dağların altından akan ırmaklar gibi deli dolu
bahtı kutuplara düşmüş denizler sanki
karla kaplı, toprakla saklı, buzlu mu buzlu
hiç ümidini yitirmemişti düşlerim
olmayınca olmuyor işte
mumdan gemiler yürümüyor ateş denizinde
cennete düşen ilk yağmur damlası olsan bile
ab-ı hayat olmuyor gözlerin gözlerime
bir tuzaktır adın kalbimde
bilmiyorum
hiçbir şey bilmiyorum
düşünmek de istemiyorum aslında
her insanın böyle bir özgürlüğü olmalı belki de
belki susmak, gözleri kapamak
hiçbir şey düşünmeden beklemek
hazreti İsa’ya bahşedilen o büyük mucize
bana verilmiş olsaydı eğer
dudaklarımdaki o tılsımlı sözleri
bana aşık olsun diye kalbine üfler
hiç kimseyi sevmemişçesine
yeniden dirilmeni sağlardım
Come on now let’s peace
Come on, give your hands
Repose me my precious
Let’s go where love take away to place
Come on now let’s peace
namussuzun teki oturmuşsa demirden tahta
tüm namuslulara elbet kesilecek ceza
ta ezelden gelir, gider ebede bu yasa
iyiler zındanda, kötüler Fravun sarayında
üç beş kuruşa satarlar din, iman ne varsa
Neden yaşatmıyoruz insanları
İçimdeki masum çocuk soruyor
Neden öldürüyoruz hayalleri
Öylesine vakitsiz, öylesine acımasız
Kaç yıl yaşayacaksınız, kaç yıl sürer saltanatınız
Alın Filistin, alın Bağdat sizin olsun
yokluğun her yanı ördüğünde
Sensizliğin mezarlarında nefessiz kaldığımda
ölümün rengi gökleri sardığında
tutsaklık damar damar içime aktığında
aşkımın ab-ı hayat suyu Seni sorduğunda
ne der, ne eder yüreğim
ne tez alışır, ne çabuk severmişim
ben bu yüzden hep kaybedermişim
sevmeyip de nefret mi etseydim
düşene bir tekme de ben mi savursaydım
kaybetmekse sevmek, ben buna alışığım
kapıda dikili kalmaksa terk edilmek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!