Sonra dağlar yıkılır küllerin üstüne
Ölüler ve yalnızlar üşür
Çürür yürekler
Kirli kan
Kırık kemik
Pis damarlar
varsay ki biz yaş bir ağaçmışız
sevdiklerimiz üzerimize adını yazmış
yazarken acıtmış, kanatmış, yaralamış ve sevmiş
aşk kalbin duvarlarını saran bir sarmaşıkmış
tükenmiş nefeslerimiz bir başkasının ciğerlerinde
ne bir çiçekle anlatabilirim
ne bir mücevherle
ne de başka bir şeyle
kim anlatabilmiş ki
sonsuz bir aşkı
sonlu kelimelerle
gözler… ölüm gibi etrafımı saran
tüm varlığımı varlığı ile kuşatan
ömrümü alırken sonsuzluğum olan
o gözler… aşkın gözleri
gözler… beni bir adacığa hapseden
seninki öğrenilmiş çaresizlik
mühürlenmiş de gömülmüşsün
seninki filmi başa sarmışlık
tutunup tutunup kopmuşsun
Ölü ağaçlardan bir ev yaptı adam
Duvarları ahlardan
Penceresi gözyaşından
Bir sızı duydu daha hiç yaşamadan
Düşler kurdu mutluluktan
Bir hikaye çaldı masallardan
susmuştum
bir saat gibi susmuştum
ölüler kadar toprak
ve insanlar kadar ateştim
susmuştum
Küller için söyleniyor şarkılar
Her esintide biraz daha uyuyor ölüler
En büyük dahileri doğurur sadece en büyük acılar
Et ve kemikten içre bir şeyler var
Ruhun dipsiz odalarında çığlıklar
Hiç susmadan konuşuyor laller
çırpınıyor bir adam
okyanusun orta yerinde
boğulurken damla kadar insan
kanayan gözleriyle
çırpınıyor bir adam
bir adam öldü, dediler
bir adam durdu ve düşündü
düşlerden düşlere geçti
o adam, işte bu adam
düşünen, çalışan, koparan
ben de varım, diyen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!