…
dur nereye gidiyorsun, dedi kadın
senin olmadığım yere, dedi adam
susar da konuşamazsa gözlerin
bana kimler anlatır aşkı
şimdi yazarsam bu şiiri
biri can verecek kelimelerde eminim ki
ama yine yazmalı değil mi ki
Bir gün gözlerindeki perdeyi yırtar ölüm
Hayattan geriye yarım bir film kalır
Beyaz perdedeki hayalin
Mezar taşındaki soluk adın
Ve azrailin kollarında yüreğin tükenir adım adım
dün gece ağladım
ne yalnızlık
ne acı
ne gözyaşı
ne karanlık
ne ayrılık
gözlerinin kıyısında duruverseydi gözlerim
dökülüverseydim varlığının uçurumlarına
dipsiz özlemlerle çakılsaydım yanı başında
hani ateşler kül etmek için tutuştuğunda
çözülüverir ya varlık büyüsünün efsunu
hani kalp kalpten, can candan uzak düştüğünde
Srebrenika, şimdi uyanma vaktidir
zebaniler çoktan gittiler
hadi kaldır başını
at üzerindeki ölü toprağını
bitti artık savaş, hadi uyan
bir gece yarısı ansızın gelmeyecekler
yorgun camlarda kayıyor damlalar
hayattan ölüme dökülürcesine
bir kelebek telaşıyla akıyorlar
ve gidiyorlar, sessiz usul
hangi çiçeğe hayat verecekler
hangi gemiyi yürütecekler kim bilir
her şeyi ben uydurdum
buketteki çiçekler hiç açmadı
seni beklerken soldurmadım onları
hayaldi yağmurlar
hiç ıslanmadı kaldırımlar
gözlerin hiç ağlamadılar
su yangını başladı
kavurucu rüzgarlara emanet gözyaşları
alev potalarında eritildi acılar
hasretler, ayrılıklar dökülüyor damla damla
ruhumun nehirleri kızıla boyalı
yer alev, gök alev
rüzgar
hayat sayfalarını
ateşe sürüklüyor
ve çaresiz adam
kan ter içinde
rüzgardan sayfalarını




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!