gitmek İstanbul’dan
belki de hiç zor olmayacaktı
kalmasaydı kalbimin yarısı geride
ruhumu hapsetmişim bir vefasızın kalbine
inansaydı bir kere aşkıma
ne zamanın farklılığı, ne mekanın uzaklığı
geri döndüm
bak gözlerimde sadece sen
ellerim hiç tutulmamış
kalbim hiç kullanılmamış
geri döndüm
kusura bakma
körlüğüm nurundan
kırıp döküyorum severken
hani aklımı başımdan almışken
kalbimin kayıp parçası sendeyken
geçmiş nemli duvarlarda canlanır
o büyük aşktan geriye kalan adın
yokluğunla küçülen kalbime yazılır
hatıralar evinde kapılar kilitli kalır
mevsim güz mü, bahar mıdır
mum gibi erir hayalin
değişir o biçimsiz gölgeler
gece gündüze, bahar kışa
bugün yarına
dönerken dünya
az kaldı diyor hayalin
hani gemiler ayrılır ya limandan
büyük umutlarla doluverir ya yelkenler
okyanusun derinlerine sürüklenir ya
karadan anbean uzaklaşır ya gemiler
derin mavilikler içinde tozpembe hayaller
solmayacak düşler kurar ya yolcular
güneşe dokunmak gibiydi
gözlerinin içine bakmak
öylesine alevli, öylesine yakıcı
ama öylesine hayat dolu
ne zaman eririm bilemiyorum
ne zaman kül olur bedenim
anlına yazmışlar beni
hadi gülümse kaderine
ne çok isterdim aşk ile yazılsaydım sana
tutsaydın ellerimi bırakmamacasına
kedi’ye…
gözlerin gitmeseydi gözlerimden
ışığı sönmeseydi kalbimin
uzak anılarda kalmasaydı gülücüklerim
şarkılar ağlatmasaydı
Kapılar kilitlidir bugün
Hiç açılmayacaklar yüzüne
O güzel gözlerin sokulmayacak evime
Fırtınalı bakışların yüreğimde kaybolmayacak
Güneş gözlerin, odama hiç dolmayacak
Zifiri karanlıktayım, sensizim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!