beyaz bir gemi yaptırdım
yelken açıyorum sonsuzluğa
azrail'le yolculuk var uzak diyarlara
yalnızlıktan değil, sensizlikten korkuyorum...
güneşle beraber gel
dağların ardından çıkar başını
savur avuçlarındaki gün tohumlarını
usulca enginlere dökül
karanlığın en koyu rengini silip süpür
süpür ki nefes alsın yüreğimin gülleri
denizaşırı uzaklara gidiyorum
gözyaşlarımdan takip et beni
ayrı düştüğümüz her adımda
kan kırmızı akıyor gözlerim
yağmur gibi dökülüyor anılar
Feryatsız figansız çıldırttın ya beni
Göçmen kuşlar gibi sürdün ya beni
Olunmaz gurbetlere saldın ya beni
İflahsız düşlere sardın ya beni
Ebedi seviyordun hani
Bu zalim gidiş ne ki
bir şarkı çalar
zamanın kapıları kırılır
bir şarkı çalar
tüm kapılar kapanır
bazen rüyalar seçer insanları
bazense insan bulur en güzel rüyalarını
zamansız hediyeler sunar kader
mesela bir uçurumun kıyısında sever insan
göz açıp kapamış gibi kısa
ama sonsuzmuş gibi upuzun
şimdi pencereleri açmak
ve haykırmak tüm insanlığa seslenir gibi
son nefese dek dökmek kalbi dudaklardan
hadi gelin gece kuşlarım hadi
gökte dolunay titrer, içimde heceler
bir kainatın yangını var avuçlarımda
sonsuz aydınlığın içinde
bir damla karanlık gibiydi
seni beklerken
kanayan parmaklarıyla
nereye dokunsa
kalbi acıyan çocuklar gibi
mutlu etmez mi insanı
nefret dolu bakışların ölümü
ve diz çöken ihanetin
affedilmez yalvarışları arasında
aşkın o keskin giyotini
düştüğünde küstah bedenin üstüne
yağmur duasına nasıl çıkarsa
toprağı, dudağı, yüreği kurumuş insanlar
ve nasıl yalvarırlarsa
can dilenir gibi ta yürekten
dizlerinin üstüne çöküp




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!