30 yıl içeride yatmışsındır
ve bir gün zindanın kapıları aralanır
bileklerdeki zincirler çözülür
artık özgürsündür
aydınlık bir koridordan geçersin
tüm o kötü anıları geride bırakıp
I love you as much as the sun in daytime
I love you as much as the moon in night time
Dont close windows of your house
Dont cover curtain of your windows
I may not touch on that beautiful your hair
I can see you around here for a location
desem ki senle başlasın
kalbimin zamanı
ve senle yazılsın ferdanın ahiri
desem ki
ölü toprağa nasıl düşerse kar taneleri
ve nasıl yok olurcasına hapsederlerse kendilerini
mutluluk Sensiz gelecek kadar
acımasız olmasın diye
gülmeyi unuttu gözlerim
yalnız ve biçareyim
imkansız bir umudu tüketir yüreğim
beklerim açılsın diye kapıları göklerin
dört duvar arasında yalnızlık
hüzün dökülür sanki camlardan
pencereler kapalı, kapılar kilitli
tüm insanlar ölmüş sanki
perdeleri aralayıp da çıksan
kanatlansan göklere
Başkasını sevmek için vakit çok geç
beş duyu organımı da çaldı aşk benim
bir veda sonrası gözlerimi kaybettim
onun hayalinden başkasına hiç dokunmadım
tüm sözlere kapalıdır kulaklarım
adı bir mühür gibi durur dudaklarımda
Başkasını sevmek için vakit çok geç
beş duyu organımı da çaldı aşk benim
bir veda sonrası gözlerimi kaybettim
onun hayalinden başkasına hiç dokunmadım
tüm sözlere kapalıdır kulaklarım
adı bir mühür gibi durur dudaklarımda
cennetin yolunu bilen
o son insanı öldürmek gibiydi
acının narı
ve kalbimin cenneti
yer değiştirmiş gibiydi
kıyılmaz servetler terk edilmiş
tüm canlılara merhaba diyebilmeli insan
gururdan, kibirden, nefretten soyunup
dostluğun nü resmini çizebilmeli gözler
ve sözler aşkı tarif etmeli her fırsatta
kandan ve irinden deryalar geçse de ayaklar
Kusursuz bir cinayet gibiydi gidişin
Hiçbir iz bırakmadan beni öldürdün
Ne zaman geldin de odama sokuldun
Hangi bıçakla damarlarımı kestin de gittin
Bilemedim hangi rüyada can evinden vuruldum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!