30 yıl içeride yatmışsındır
ve bir gün zindanın kapıları aralanır
bileklerdeki zincirler çözülür
artık özgürsündür
aydınlık bir koridordan geçersin
tüm o kötü anıları geride bırakıp
tüm canlılara merhaba diyebilmeli insan
gururdan, kibirden, nefretten soyunup
dostluğun nü resmini çizebilmeli gözler
ve sözler aşkı tarif etmeli her fırsatta
kandan ve irinden deryalar geçse de ayaklar
Kusursuz bir cinayet gibiydi gidişin
Hiçbir iz bırakmadan beni öldürdün
Ne zaman geldin de odama sokuldun
Hangi bıçakla damarlarımı kestin de gittin
Bilemedim hangi rüyada can evinden vuruldum
hani sular donduğunda
balıkların üstünü örten beyaz karlar var ya
işte öylesin meleğim
hani toprağa ve suya cemre düştüğünde
gülleri getiren baharlar var ya
bazen konuşan aşktır
ama sen nereden bileceksin ki
bir insanın hayaline yüzlerce kez dokunup
aldandıktan sonra
yine sabırsızlıkla dokunurken
hiç ağlamadın ki
I love you as much as the sun in daytime
I love you as much as the moon in night time
Dont close windows of your house
Dont cover curtain of your windows
I may not touch on that beautiful your hair
I can see you around here for a location
açın kapıları
kazdığım çukurlar uçurumlara çıkıyor
özgürlüğü hapsetmişsiniz dağ başına
bulutların zoruna gidiyor
açın kapıları
marina
gözüyaşlı karanfil çiçeği
mezarımın üstüne koyacaklar seni
marina
gözüyaşlı karanfil çiçeği
geçmiş bir masal
içinde pamuk prenseslerin öldüğü
cadıların bayram ettiği
kurbağaların adam olduğu
adamların kaybolduğu
bir veda mektubu nasıl titretirse
kendisini tutan elleri
ve koca dünya nasıl küçülürse
acıyı tatmış kalbin içinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!