sadece karalasın kağıdı
hiçbir anlam ifade etmesin
hiçbir şey anlatmasın çizgiler
sadece beyazın masumiyetini
boşluğun karanlığını
dokunuşlarıyla aydınlatsın
Bir uğultu duydum
Koşup camları açtım
Bi de ne göreyim
Senin oradan geliyorlar
Kokun kapılmış rüzgârlara
Derin derin içime çektim geceyi
hayat dipsiz nehirlerin sığ kaylıklarından geçer
dünya dolusu bir yalnızlık içinde kaybolur düşlerim
eyvah bu bir yangın deniz ortasında etrafımı saran
cesedimin külleri ile beslenir damlalar
ölümün yosunlu kayalarına çarpar dalgalarım
büyüdükçe tüketir yalnızlığım
bir kahkaha attı derviş, aşkın öldüğünü duyunca
insanlar şaşırdı, bir cevap beklediler
derviş gülmekle yetindi ve ardında uğultular bırakarak gitti
çölde giderken akreplere sordu aşkı
ölmüş olmalı dediler, biz zehirledik onu
hüzünlendi, yoksa gerçek miydi aşkın öldüğü
gittin gideli
gözlerim eksik benim
deryadaki damla gibi
yalnızım
sensizim
kalbimin çöl saatinde
ateşlerimi körükleyen
bir deniz vardı gözlerinde
ruhumu rüzgarlarına kaptıran
dalga dalga beni benden alan
ey para sevmiyorum seni
varlığın azdırır köhne bedenleri
kudurtur açgözlü zalimleri
yokluğun süründürür alnı terli işçileri
kudretin titretir alemleri
ama yoktur vicdanının adaleti
kızgınım bu sabah yağmurlarında
çıkıp da yürüdüm kaldırımlarda
ıslanacağımı bile bile
almadım şemsiyemi yanıma
hem yakışmıyor şemsiyeli dolaşmak
yürek yangını çekerken adama
gecenin şiiri
neden güneşe dair olur bilir misin, dedi adam
varmaktan çok beklemeyi istersin
varlığındansa yokluğunu seversin
mutluluğun canı cehenneme, dedi adam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!