gecenin bir yarısı girmiş köpekler
duymadık, görmedik, bilmedik
şeytan uykusunda yenildik
bilmeliydik, görmeliydik, düşünmeliydik
mabetlerin kapısında uykusuz gözlerle
sonsuzca beklemeliydik
sana hangi melek yüzlü
bu güzel yalanı söyledi
kim görmüş ki
aşkın mutluluk getirdiğini
kanlı bir elmas gibi
ne canlar alır da
İsa’ya…
geçmiş zamandan kalma kalp kırıkları
allısı, morlusu, kan kırmızılısı
burası, ruh vestiyeri
karanlığın sessizliği
ve adım adım kök salan korkular
bir umut var kaçışa dair
o da her adımda geride kalmakta
ne zaman son bulur bu hayat
ve onun meçhul adımları
daha bir bebek ürkekliğiyle seviyorum seni
henüz öğrenmiş değilim
görünmeyenlerin yok olmadığını
ve yok olmayacağını benden uzaktakilerin
seni görmediğinde gözlerim
küçülüp kalıyorum kocaman dünyanın içinde
affına sığınıyorum İstanbul
artık gitmem gerek
bu ölü ruhların unutulduğu şehirden
artık kaçmam gerek
duvarlarından yaşlar dökülen
yollarından seller geçen
ıslat beni yağmurum
bugün çok mutluyum
yalnızım sokaklarda
dipsiz göklerin altında
yürüyorum sessiz adımlarla
insanlardan çok uzakta
küçük
sakat
elleri
ayakları tutmayan bir kral gibiyim
önü alınmaz bir sel gibi
yıkıp geçersen surlarımı
kan çiçekleri açıyor baharımda
beyaz damlalar renk değiştirir gözlerime dokunduğunda
siyah alevler sarıverir hislerimi
bir yangın yeridir yüreğim
dokunmayın alevim şimdi
çok uzaklardan seyredin tükenişimi
ölmek değil
korkunçtur yaşamak senden çok uzakta
nefes nefese sana doğru koşarken
sensiz kalmak
korkunçtur yaşayamamak gözlerinin önünde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!