oradaydı
parmaklarımın ucunda
oradaydı
dokunsam kaybolacak hayal gibiydi
oradaydı
kalbimi avuçlarında
güneş doğmaya görsün
ben her sabah konarım pencerene
kanat çırpışlarım uyandırmasın diye
sessizce kurulurum pervazlara
perdeler çekili olur genelde
ah Meri
şöyle bir sahne vardı diyeceksin bir gün
hayat filminin en acıklı yerinde
tüm senaryoyu ta baştan değiştiren
şöyle bir sahne vardı diyeceksin bir gün
ormanlar yakan küçücük bir kibrit düşün
tüm o güzel şarkılar
bir sağır için söylense ne çıkar
insan gün gelir kalpsiz birini bile sever
ve vazgeçer
ya da öyle sanır
şimdi aşık olmak vardı
birinin kalbinde yağan yağmurlar altında
delice ıslanırcasına
şimdi aşık olmak vardı
isyan günlerinde tanklar karşısına dikilip
keşke gitmeseydi diyeceksin
durup durup aynı soruyu soracaksın
nasıl gider diyeceksin
keşke gelmeseydi diyeceksin
bakmasaydı, konuşmasaydı
You are flowers in my garden
You don’t afraid of sunshine
I am criying when interrupted rains
Your roses grow red, white, green
I am a nightingale that telling you
And singining joyful songs for you
taşlar konuşuyor parmaklarımın ucunda
hayalden bir sen var
her taş sessizliğinde
desem ki sus artık
susarmısın çöl gibi ateşler içinde
çölün ortasında yağmuru beklersin
kendi gelmez
yerine serabını gönderir ya
sahtesine dahi bin can adamış gibi
ardından koşar koşar koşarsın ya
ne vakit biter bu çile, diye sormadan
canım acır kimseler bilmez
gecenin bir yarısı değil
günün tam da ortasında
sokakta kalabalıklar arasında
tükenmiş bir yürekle
ellerimde kanlı karanfillerle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!