desem ki senle başlasın
kalbimin zamanı
ve senle yazılsın ferdanın ahiri
desem ki
ölü toprağa nasıl düşerse kar taneleri
ve nasıl yok olurcasına hapsederlerse kendilerini
mutluluk Sensiz gelecek kadar
acımasız olmasın diye
gülmeyi unuttu gözlerim
yalnız ve biçareyim
imkansız bir umudu tüketir yüreğim
beklerim açılsın diye kapıları göklerin
oradaydı
parmaklarımın ucunda
oradaydı
dokunsam kaybolacak hayal gibiydi
oradaydı
kalbimi avuçlarında
şimdi aşık olmak vardı
birinin kalbinde yağan yağmurlar altında
delice ıslanırcasına
şimdi aşık olmak vardı
isyan günlerinde tanklar karşısına dikilip
güneş doğmaya görsün
ben her sabah konarım pencerene
kanat çırpışlarım uyandırmasın diye
sessizce kurulurum pervazlara
perdeler çekili olur genelde
ah Meri
şöyle bir sahne vardı diyeceksin bir gün
hayat filminin en acıklı yerinde
tüm senaryoyu ta baştan değiştiren
şöyle bir sahne vardı diyeceksin bir gün
ormanlar yakan küçücük bir kibrit düşün
beyaz bir gemi yaptırdım
yelken açıyorum sonsuzluğa
azrail'le yolculuk var uzak diyarlara
yalnızlıktan değil, sensizlikten korkuyorum...
tüm o güzel şarkılar
bir sağır için söylense ne çıkar
insan gün gelir kalpsiz birini bile sever
ve vazgeçer
ya da öyle sanır
canım acır kimseler bilmez
gecenin bir yarısı değil
günün tam da ortasında
sokakta kalabalıklar arasında
tükenmiş bir yürekle
ellerimde kanlı karanfillerle
çölün ortasında yağmuru beklersin
kendi gelmez
yerine serabını gönderir ya
sahtesine dahi bin can adamış gibi
ardından koşar koşar koşarsın ya
ne vakit biter bu çile, diye sormadan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!