İsa’ya…
geçmiş zamandan kalma kalp kırıkları
allısı, morlusu, kan kırmızılısı
burası, ruh vestiyeri
karanlığın sessizliği
ve adım adım kök salan korkular
bir umut var kaçışa dair
o da her adımda geride kalmakta
ne zaman son bulur bu hayat
ve onun meçhul adımları
daha bir bebek ürkekliğiyle seviyorum seni
henüz öğrenmiş değilim
görünmeyenlerin yok olmadığını
ve yok olmayacağını benden uzaktakilerin
seni görmediğinde gözlerim
küçülüp kalıyorum kocaman dünyanın içinde
affına sığınıyorum İstanbul
artık gitmem gerek
bu ölü ruhların unutulduğu şehirden
artık kaçmam gerek
duvarlarından yaşlar dökülen
yollarından seller geçen
ıslat beni yağmurum
bugün çok mutluyum
yalnızım sokaklarda
dipsiz göklerin altında
yürüyorum sessiz adımlarla
insanlardan çok uzakta
küçük
sakat
elleri
ayakları tutmayan bir kral gibiyim
önü alınmaz bir sel gibi
yıkıp geçersen surlarımı
kan çiçekleri açıyor baharımda
beyaz damlalar renk değiştirir gözlerime dokunduğunda
siyah alevler sarıverir hislerimi
bir yangın yeridir yüreğim
dokunmayın alevim şimdi
çok uzaklardan seyredin tükenişimi
ölmek değil
korkunçtur yaşamak senden çok uzakta
nefes nefese sana doğru koşarken
sensiz kalmak
korkunçtur yaşayamamak gözlerinin önünde
30 yıl içeride yatmışsındır
ve bir gün zindanın kapıları aralanır
bileklerdeki zincirler çözülür
artık özgürsündür
aydınlık bir koridordan geçersin
tüm o kötü anıları geride bırakıp
Sensizken şiiri, Fransızca
Sans toi, cette planète aurait été incomplète
Le soleil aurait souffert en se levant à ton absence
La mer aurait fait des vagues gelées en faisant des va-viens




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!