ah bir koşabilsem
senden çok uzakta
ama sana doğru
sonsuz bir yürüyüşe çıkmışçasına
asla pes etmeden
yılmadan, bıkmadan, usanmadan
şu yüksek kubbe
ve sırtımı dayadığım
soğuk taşlar yıkılsa üzerime
yemin olsun acı duymayacağım
katilim olmayacak hiçbir şey
şu sessizliğin kadar
sevsen tüm kainat sevecek
sevmesen tüm kainat küsecek
bir an kadar kısa
ama sonsuzca sürecek
bir masal ki
savaşların en kötüsüyle başlayıp
melekler dökülür Şi'ra'dan
bu gece kılıçlar ipekten
kesseler kanı akmayacak kalbimin
bu gece ölüm ondan ve aşktan
melekler dökülür Şi'ra'dan
hadi bir savaş yaz benim için
uğruna ölebileceğim
bir insan çiz benim için
kendisi için
herkesi silebileceğim
bir aşk yaz benim için
giderken kimse yoksa yanında
yalnızsın
beni de götür, diyen biri yoksa eğer
yalnız bile değilsin
mutluysan eğer kimsen olmadığı için
ayakların taşıyabiliyorsa seni hala
ah şu posta kutusu
nasıl da açıp okuyor ona yazılmışçasına mektupları
bir peygamber nasıl titrerse gökten alınca vahyi
o da titriyor ta sinesinden
kutsal bir görev gibi açıyor zarfları
gözlerinin izi kalmasın diye bakmadan okuyor
mış gibi yaptınız kandırdınız
perdeler ardında toplandınız
planlar yaptınız, tuzaklar kurdunuz
savaşlar çıkarttınız öldürdünüz
sömürüp sömürüp yükseldiniz
ruhunuzu bir varil petrole sattınız
en kötüsü nedir bilir misin
hayalini önce çarmıha çiviler
ve sonra gözyaşları içinde
onun çivilerini sökersin
ölmemiştir, ama yaşamıyordur da
ben hiç kırılmadım
dökülmedim
incinmedim mi
kırılan, dökülen
incinen bir kalp sadece siz de mi var




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!