istila başladı gözlerden
derken bir melek indi göklerden
efsunlu sesiyle fısıldadı derinden
Yusuf’u zindana düşüren değildi iffet
onu Mısır’a sultan edendi
Züleyha’nın günahkâr aşkı yarım kaldı
on sekiz bin alemin sahibi
kainatın tek padişahı
almazken varlığını hiçbir yer
mümin kulumun kalbine sığdım, der
çünkü aşk her savaşı kazanır
bir dokunuşun dağları yürütür
sustum
gözlerinin içinde
çırpınırken yüreğim
ve severken dilsiz
tüm o kelimeler
yazılmaya kalksalar
derunundayız efsunun
açma gözlerini
ayaklarımızın dibi uçurum
birimiz düşersek aşkın gözlerinden
ikimiz birden ölürüz
kainat onun için dönmüş de meğer
isa fark etmemiş
hazinelerin en değerlisi
bir bakışta var olup bir bakışta kaybolmuş
ve işte o zaman
aşkın tarihi sonsuza dek değişmiş
deniz ülkesinde bir damlaydı hayalin
masmavi bir girdap gibi kaybettin beni
ey sonsuzluk dergahındaki mabedim
ben seni ölümü beklerken sevdim
gecenin karanlığına döktüm gözyaşlarımı
varsay ki tüm kainat senin
yerden göğe kadar kudretin
ama bugün
hayal ettiğim kadarsın
varsay ki denizler mürekkebin
güzel olan tek şey gitmektir bazen
ta yüreğinden sarsılır da insan
ateşe düşmüş su gibi erirken
ardına bile bakmadan silinir de insan
güzel olan tek şey gitmek olur o zaman
gözleri gözlerime değdiğinde
sözlerim tutulur
kelimelerim yutulurdu
anlatamazdım derdimi ona
bir yalnızlık çökerdi üstüme
uzatsam da elimi ellerine
melankoli yalnızlığım nüksetti yine
semayı dolduran dolunaylı bir gecede
kan görmüş kurtadam gibi girdi odama
vurdu pençelerini hiç acımadan
içtikçe içti kanımı, kıpkızıl oldu her yan
ne bir dost vardı ne de sesimi duyan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!