unutmak isterken
eli kanlı bir katil gibi
korkakça kaçarken
geride bıraktığım her şeyin
mahkumuyum
kırılıyor cesaretim
keşke demek için artık çok geç
gerçeğini çoktan öldürdü ellerim
sadece acı ile kıvranırken saatler
hani gece çökünce yalnızlığın üstüne
geçmişe doğru kapılar aralanır da
içimde bir şiir gibi çoğalır hayalin
ve ondan geriye kalan sessizlik hiç susmayacak
tüm kainat sevse bile
bir damlacık boşluğun, ondan arta kalan
o bir damlacık boşluğun yeri hiç dolmayacak
tarihin yazamayacağı kadar büyük bir savaş
ve onun kanlı hikayesi
güzel olan tek şey gitmektir bazen
ta yüreğinden sarsılır da insan
ateşe düşmüş su gibi erirken
ardına bile bakmadan silinir de insan
güzel olan tek şey gitmek olur o zaman
gözleri gözlerime değdiğinde
sözlerim tutulur
kelimelerim yutulurdu
anlatamazdım derdimi ona
bir yalnızlık çökerdi üstüme
uzatsam da elimi ellerine
haykıramadığım bir aşk var parmaklarımın ucunda
dokunsan belki duyarsın sesini
ama sanki hiç duymayacaksın
öylesine uzaksın…
uzun bir çığlık gibi yokluğun
susturamıyorum sesleri ne yapsam da
uğultular arasında kaybolan bir gemi gibiyim
dalgalar sarmış dört bir yanımı
fırtınalar koparıyor kıyametimi
ne gömülüp gidiyorum karanlıklara
melankoli yalnızlığım nüksetti yine
semayı dolduran dolunaylı bir gecede
kan görmüş kurtadam gibi girdi odama
vurdu pençelerini hiç acımadan
içtikçe içti kanımı, kıpkızıl oldu her yan
ne bir dost vardı ne de sesimi duyan
mAvi..
bir can gidiyor uzaklara
hazan vurmuş zamana
mevsim savunmasız
yaşananlar acımasız
dünyanın suçu güneşi sevmekti
güneşin suçu ateş olmaktı
bundan milyarlarca yıl önceydi
yer ile gök birleşikti
her ikisi de bir alev topundan ibaretti
önce ayrıldılar birbirilerinden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!