rüya’…
kırmızı damlalarla ıslanır
hasret toprağında büyür aşk gülleri
yıllanmış anılar gibi dikenli
dokunuversen titreyiverir hislerin
hayatımın çöllerine yağmur olup düştükten sonra
hani tüm güllerimi borçluyken sana
yokluğunu aklımdan bile geçirmemişken daha
hani hiç hazır değilken sensizliğe
unut diyorsun ya bana
işte bu yüzden bir sana düşmanım, bir sana aşık
acı, cezalandırmaya geldiği vakit
bir başına bulacaksın kendini
yollar yorgun çıkacak karşına
titreyecek ayağını bastığın yerler
güneş karanlık bir perdenin ardından bakacak
bir çölün yağmur hayali kadar
kalpten kırılırsın
yağmur olur
kalbinin çöllerine yağarsın
gözyaşların çorak boşluklarda yok olur
ağlarsın
mutluluk ki
kalbinden doğan ne güzel bir güneşti
batmaya doğru yürürken
içim ürperirdi
vazgeçerdim her şeyden
yağmur altında yürümek vardı ya şimdi
çocukluk günlerimin saflığıyla
annemin eteğinden tutup paytak paytak
ıslanmak vardı o onurlu kadının yanında
kitaplarca bilgiyi bir bakışıyla yüreğime aşılayan
o içli kadının yanında yürümek vardı ya şimdi
ağlama, gözlerin gözlerim olsun
kalbinin yaşları kalbime dolsun
sen benim asi… asi meleğim
bırak gözlerin gözlerim olsun
gitmesin gözlerin güneşim olsun
böyle gitmeseydin
denizler gibi çöllere hiç uğramadan
böyle gitmeseydin
yıldızlar gibi dualar daha dilimdeyken
herkesten nefret ettiğimde
dar geldiğinde şu dünya
beni bekleyen bir dost biliyorum
gitmek istediğim bir yer var
biliyorum, ama gidemiyorum
yokluğunun derin uçurumunda
en dipte akan buzlu bir nehir gibi kanıyor yüreğim
soluk, solgun bir kış günü
karlardaki izlerini topluyor gözlerim
kanayan tırnaklarımla çıktığım zirvelerden
bilmem ki bu kaçıncı düşüşüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!