Küller için söyleniyor şarkılar
Her esintide biraz daha uyuyor ölüler
En büyük dahileri doğurur sadece en büyük acılar
Et ve kemikten içre bir şeyler var
Ruhun dipsiz odalarında çığlıklar
Hiç susmadan konuşuyor laller
çırpınıyor bir adam
okyanusun orta yerinde
boğulurken damla kadar insan
kanayan gözleriyle
çırpınıyor bir adam
ölümü beklerken buldum seni
beni bin kez öldürdün
oysa ne güzeldi günlerim
bir oda, bir sandalye, bir pencere
ve bir de yalnızlık loş duvarları saran
ha bir de güneş
yağmur duasına çıkmış susuzlar gibi
çaresiz yüreğim açmış da ellerini
cenneti bekleyen bir günahkar gibi
korku içinde ve ölümüne kederli
affedeceğin günde hayali
elini kalbinin üstüne koy ve düşün
neden bir ölü taşır yüreğin
sel gibi ağlarken gözlerin
neden bir çift gül yeşertmezsin
öyle bir gidesim var ki
dağ gibi yürüyerek
kıyamet gibi kükreyerek
göğün tüm nefesini içerek
öyle bir gidesim var ki
kapasam gözlerimi
gözlerinin ta içinde
bir daha uyanmamacasına
ölüme dalarcasına
çıkartıp bedenimden ruhumu
cennete yükselircesine
ağlamaklı tüm hislerim
ve sözlerim zehir gibi içime akmakta
bu nasıl güneş ki zamansız batmakta
ey hayat
bu kadar acımasız olmak zorunda mısın
bir boşluğa dökülen su damlası mıyım
gitme
sancılar saplanır bağrıma
bir ölüm yayılır yüreğime
nefessiz kalıyorum her saniye
gitme.. tüketme ışığını dünyamın
beni böyle bırakma çaresiz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!