mutlu etmek için seni
cennetimi vermez miyim
toprak olup yollarına
gururumu ezmez miyim
mutluluğun resmini gördüm bu sabah
küçük bir çocuğun ellerinde
sisli bir meydan ortasında
coşkun bir umut uğruna
bitmez bir yolculukta
mutluluk kızılı gözlerin parlar
büyülenirdi yüreğim
sarhoş olurdum gözlerinde
kadehlere dokunmadan titrerdi ellerim
ruhumun dallarından dökülürdü düşlerim
Ölümden mutlu son olur mu deme
Kalbini bedeninden önce gömenler vardır
Hayattan öte bir hayat vardır
Her hikayenin içinde
Başka bir hikaye vardır
İki kişilik mutluluklarda bir üçüncü kişi vardır
hani şimşekler parçalar ya bulutları
ateşin bağrından kopup gelir ya yağmurlar
hani delicesine susamışken topraklar
göklerin kapıları açılır da
sırılsıklam olur ya çiçekler...
ve sen
hiç mümkün müdür
gözlerinin önünde dursa dünya
sonsuzca
hiç mümkün müdür
ağlamadan yaşamak
kader bu ya
yanlış zamanda doğmuş kalplerimiz
bir meçhule kilitlenmişken düşlerimiz
kader bu ya
imkansızları mümkün kılmış aşkımız
ruhumun gizlerinde biriken bir gözyaşı seli
dağların altından akan ırmaklar gibi deli dolu
bahtı kutuplara düşmüş denizler sanki
karla kaplı, toprakla saklı, buzlu mu buzlu
hiç ümidini yitirmemişti düşlerim
olmayınca olmuyor işte
mumdan gemiler yürümüyor ateş denizinde
cennete düşen ilk yağmur damlası olsan bile
ab-ı hayat olmuyor gözlerin gözlerime
bir tuzaktır adın kalbimde
bir adam öldü, dediler
bir adam durdu ve düşündü
düşlerden düşlere geçti
o adam, işte bu adam
düşünen, çalışan, koparan
ben de varım, diyen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!