ağır ağır silinirken hayalin
unutmamak için acılara sığınır
koy bir limanı mesken bilir yüreğim
giden hiçbir yolcunun dönmediği yerdeyim
bir meçhul dönüş için nöbette bekler gözlerim
evrene sığmazken o engin ruhum
koşarak git burdan
al gözlerini ellerimden
hayalini de al hayalimden
koşarak git burdan
gözlerimden dökülürken bulutlar
yüz yıldır seni bekliyor gibi
kan kusuyor gözlerim
her yere bakmışken
seni bir tek kalbimde görebiliyorum
sensiz yaşlanıyorken bedenim
ah şu acıların
kalpsiz de yaşarmış insan
damardan sevdiğinde hani
kan gibi tutunduğunda aşka
zamansız bir ayrılık başlar da
kalpsiz de yaşarmış insan
kalbimin üstünde yürüyorum
ellerim bomboş
kalbimin üstünde yürüyorum
sessiz ve yalnız
kalbinin üstünde yürümek
ve senin ellerinden tutmak
ne hayat alsın seni ne de ölüm
işte budur Tanrı’dan dileğim
su diye kanlı ateş içirsin sana kader
kurşun gibi saplansın aldığın nefesler
sahnede gözyaşı görmek istiyor sevdiklerimiz
yaralı kalbimiz
gülerken yüzümüz
her denizin altındaki çöl gibiyiz
burada küçük insanlar
büyük tahtlara oturur
kalp damlası dökülür geceye
yağmur sanır insanlar
oysa sessizce kanayan biri var
göklere sığmayan kalbinden dökülen
acı hatıralar damlar
unutulmuş bir aşkın kırıntıları
nasıl ki güneş cazibesiyle yıldızları topluyorsa etrafına
nasıl ki rüzgar sürüklüyorsa denizleri
nasıl ki kalp her çaptığında kan kırmızı oluyorsa beden
nasıl ki yağmur damla damla, ateş alev alevse
nasıl ki asi şeytan kuruyorsa tuzaklarını
Her şeyi aşar insan
Aşılmayan bir tek kalpten duvarlar
Gözlerdeki hayaller korkunç bir deprem bekler
Kıldan ince kılıçtan keskin duygular
Sevmek en çok seveni yaralar
Gün gelir yetmez dualar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!