katili senmişsin bu aşk cinayetinin
kalbimin üzerinde bulmuşlar parmak izlerini
bir savaş meydanında ayaklar altında kalan canlar gibi
ölümüne terk etmişsin sana adanmış ömrümü
katili senmişsin bu aşk cinayetinin
sulara dökülen kızıl bir gün batımı
ve bir garip veda boşluğu
gidersen
karanlığa dönerim bilirsin
kanarım yokluğunu gördüğümde
suya yazar gibi
adını yazmış kalbime
dalga dalga büyüyor içimde
kan mürekkebiyle
bir insan boğulur muymuş böylesine
gözyaşından kemendiyle
kırlangıçların şehrinden sesleniyorum
burada hayat sadece altı ay
gerisi karanlık ve yalnızlık
soğuk mevsimlerden kaçıp da geldim
kanatlarım üşüdü mavisinde göklerin
bin bir rüzgarda savruldum
yüreğim karla kaplanıyor her saniye
kayboluyorum, ta en derinlerde
ne kadar istesem de
durduramıyorum kar tanelerini
ayrılığın kutbunda buz gibi donsam da
damarlarımın içinde dolaşan kan gibiydi gözlerin
ne vakit baksam nefes alırdı yüreğim
çöle düşen yağmurlar gibi dokunur ve kaybolurdum
bir insan neden yaşar ve neden ölür, nemli gözlerinden anlardım
vedaları hiç sevmiyorum
mahşerde görüşürüz diyorum
sessizce
hakkını helal et demeden gidiyorum
aşk affetmez biliyorum
ok yaydan çıkmışken
an gelir ürkek bir kuş çıkar yumurtadan
kanatlarında doğum ıslaklığı
gözlerinde yabani bin bir heyecan
çalı çırpıdan bir yuvada hayata soğuk bir merhaba
an gelir tüylenir kanatlar
ağır ağır silinirken hayalin
unutmamak için acılara sığınır
koy bir limanı mesken bilir yüreğim
giden hiçbir yolcunun dönmediği yerdeyim
bir meçhul dönüş için nöbette bekler gözlerim
evrene sığmazken o engin ruhum
koşarak git burdan
al gözlerini ellerimden
hayalini de al hayalimden
koşarak git burdan
gözlerimden dökülürken bulutlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!