Krallar tepiniyor kölelerin zihninde
Ezildikçe, çiğnendikçe mutlu oluyor
Aşağılık duygusunun adı şeref konuyor
Kim yüceltebilir ki ruhu çürümüşleri
Kim hakikati gösterebilir ki
Her şeyi gördüğünü sanan körlere
bir kere bahtsız olmaya görsün sanatkar
şair olur hep yanlış insanlara şiirler yazar
ressam olur yanlış insanların resmini yapar
heykeltıraş olur yanlış insanların heykelini diker
biz ki bahtsız sanatkarlar kadar bile şanslı değiliz
kanla yürüyen sarmaşıklar gibi
tüm bedenimi sarıveren
rüya gibisin
gitmeyesin diye uyanmıyorum
denizlerde kaybolan nehirler gibi
desem ki Süveyda aşkı anlatma bana
konuşma öyle uzaktan uzaktan
hadi gel, dur öylece yanımda
desem ki Süveyda güneşi anlatma bana
çoktan söndü ruhumun feneri
Bir şiir yazsam kırılan kalbinin üstüne
Yaraların beni affeder mi
Mutlu olur mu gözlerin
Gitmekle kalmak arasındaki ellerin
Hiçbir yere gidemeyen ellerimden tutar mı
zamana…
kelimeler tükendiğinde
gecenin gözyaşları gibi kayan
yıldızlar gelir aklına
cehennemde üşüyorsak
üstüne üstlük yetmiyorsak
yetinemiyorsak
ya fazla ya da eksik kalıyorsak
karanlık ruhum
nur-u vechinden utanıyor
gözlerimi kaldırıp da bakamıyorum
saatler hep böyle kan revan akıyor
uzatsam ellerimi tutamıyorum
bin söz anlatamazken kederimi
inanmışsanız bir şeye
ve adanmışsanız Rabb’inize
tükürün korkunun yüzüne
inanmak avuçta bir kor olsa bile
kırbaçlar inse, yıldırımlar düşse
mutluluğun ufkunda battı güneşim
bal gözlüm, gece yüzlüm
sensiz yarım ve yapayalnızım
kılıç gibi saplanırken yokluğun
ne acılar yaşadım bilemezsin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!