Kırık dökük bir cam parçası değilim ki, dedi kadın
Bölük pörçük olasın bakınca bana
Ve yaralanasın dokununca kırıklarıma
Oysa yaralı bir can parçasıyım
Tastamamım, dimdik ayaktayım
kim olduğumuzun ne önemi var ki
herkes gibi yalnız değil miyiz
insanlar arasında bile
kayıp gidiyor yüreğimiz
kimsenin olmadığı bir yerlerde
hiç kimselere dokunuyor ellerimiz
uzat geceyi
ışığında kaybolsun ellerim
gökyüzünün kocaman derinliğine
bitmeyen masallar gibi yazılsın adın
nereye varırsa ayaklarım
bir uçurum kenarındaymış gibi
bazen rüyalar seçer insanları
bazense insan bulur en güzel rüyalarını
zamansız hediyeler sunar kader
mesela bir uçurumun kıyısında sever insan
göz açıp kapamış gibi kısa
ama sonsuzmuş gibi upuzun
zamanın birinde kimsesiz bir adam
yaşarmış kimi kimsesi olmadan
hep bir dostu, arkadaşı olsun istermiş
kimlerin peşinden koşmamış ki
kimlere yalvarmamış ki aşkına cevap versin diye
bazen seven çıkmış, hem de delicesine
en güzel kelimeyi duymak için
duvarda asılı duran fotoğrafın
dile gelmesini beklersin bazen
o, konuşmaz hiçbir zaman
ve sen, onu duyuyormuş gibi yaparsın
bir gün geriye dönüp bakacak
ve her şey bu kadar anlamsız mıydı diyeceksin
insanlar bu kadar korkak, bu kadar acımasız
bu kadar şefkatsiz miydi
yoksa onların insan olabilme ihtimalleri miydi
her şeye anlam yüklememizi sağlayan
bana ne oldu ey sevgili
kaskatı kesilmiş sanki aşkın yüreği
hani eskiden ağlardım
gözlerini görmediğinde gözlerim
bana ne oldu ey sevgili
Hayat geçmişe doğru yaşanmıyor, dedi adam
İnsan kendi elleriyle büyüttüğü kalbine
Ve yenik düşüyor büyük umutlarına
Mutluluklar bile acı veriyor yıllar sonra
Hayat geçmişe doğru yaşanmıyor, dedi adam
en büyük veda kaldığını sanmaktır
zincirlere vurulan hiçbir şey aşk değildir
büyüsü kaçmışsa gözlerimdeki ışıltının
bil ki bu sana sunduğum en büyük vedadır
hoşça kal, dememi bekleme benden
git diyemedim hiç kimseye ta en derinden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!