kalp damlası dökülür geceye
yağmur sanır insanlar
oysa sessizce kanayan biri var
göklere sığmayan kalbinden dökülen
acı hatıralar damlar
unutulmuş bir aşkın kırıntıları
nasıl ki güneş cazibesiyle yıldızları topluyorsa etrafına
nasıl ki rüzgar sürüklüyorsa denizleri
nasıl ki kalp her çaptığında kan kırmızı oluyorsa beden
nasıl ki yağmur damla damla, ateş alev alevse
nasıl ki asi şeytan kuruyorsa tuzaklarını
Her şeyi aşar insan
Aşılmayan bir tek kalpten duvarlar
Gözlerdeki hayaller korkunç bir deprem bekler
Kıldan ince kılıçtan keskin duygular
Sevmek en çok seveni yaralar
Gün gelir yetmez dualar
ölümü düşünerek yaşanmaz, dedi
Doktor, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşa
korkaklar çabuk ölürler
hani o sözü hatırla
zavallı korkaklar kaçarken sırtlarından
başkaldıran yüreklilerse kalplerinden vurulurlar
rüya’…
aşkın ilk yazgısı derin bir sessizlik
suskun gözler ürkek ve kederli
amansız bir şüphe: ya hayır, derse
aşk her savaşı kazansa bile
Gökyüzüne dokunur ellerim
Belki de yüreğim
Şimdi kuşlar kadar özgürüm
Sevmek nedir anladım
Bulutlarda yürür ayaklarım
Yağmurlarla toprağa düşenim
yıldızlar ayaklarında birer kaldırım taşıdır
ve güneş ışığını senden alır
gece siyaha bürünürken gözlerin kapanmıştır
uyan ki yokluğun en büyük matemdir
rüya’…
hadi n’olur geri ver bakışlarımı
kan doluyor gözlerim
toprağın altından geliyor sesim
ben hala mahkum ettiğin o yerdeyim
ne kadar kötü olursanız olun
iyiliği öldüremezsiniz
beyfendi
isterseniz herkese diz çöktürün
yakıp yıkıp kılıçlardan geçirin
doğru sözün sesini kesemezsiniz
kaç kurtar kendini aşk
insanlar geliyor
hem de dolu dizgin
ellerinde koca koca paketler
üzerlerinde şık kıyafetler
yüzlerinde sahte tebessümler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!