damarlarımın içinde dolaşan kan gibiydi gözlerin
ne vakit baksam nefes alırdı yüreğim
çöle düşen yağmurlar gibi dokunur ve kaybolurdum
bir insan neden yaşar ve neden ölür, nemli gözlerinden anlardım
vedaları hiç sevmiyorum
mahşerde görüşürüz diyorum
sessizce
hakkını helal et demeden gidiyorum
aşk affetmez biliyorum
ok yaydan çıkmışken
an gelir ürkek bir kuş çıkar yumurtadan
kanatlarında doğum ıslaklığı
gözlerinde yabani bin bir heyecan
çalı çırpıdan bir yuvada hayata soğuk bir merhaba
an gelir tüylenir kanatlar
ağır ağır silinirken hayalin
unutmamak için acılara sığınır
koy bir limanı mesken bilir yüreğim
giden hiçbir yolcunun dönmediği yerdeyim
bir meçhul dönüş için nöbette bekler gözlerim
evrene sığmazken o engin ruhum
koşarak git burdan
al gözlerini ellerimden
hayalini de al hayalimden
koşarak git burdan
gözlerimden dökülürken bulutlar
yüz yıldır seni bekliyor gibi
kan kusuyor gözlerim
her yere bakmışken
seni bir tek kalbimde görebiliyorum
sensiz yaşlanıyorken bedenim
ah şu acıların
kalpsiz de yaşarmış insan
damardan sevdiğinde hani
kan gibi tutunduğunda aşka
zamansız bir ayrılık başlar da
kalpsiz de yaşarmış insan
kalbimin üstünde yürüyorum
ellerim bomboş
kalbimin üstünde yürüyorum
sessiz ve yalnız
kalbinin üstünde yürümek
ve senin ellerinden tutmak
ne hayat alsın seni ne de ölüm
işte budur Tanrı’dan dileğim
su diye kanlı ateş içirsin sana kader
kurşun gibi saplansın aldığın nefesler
sahnede gözyaşı görmek istiyor sevdiklerimiz
yaralı kalbimiz
gülerken yüzümüz
her denizin altındaki çöl gibiyiz
burada küçük insanlar
büyük tahtlara oturur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!