dün gece ağladım
ne yalnızlık
ne acı
ne gözyaşı
ne karanlık
ne ayrılık
gözlerinin kıyısında duruverseydi gözlerim
dökülüverseydim varlığının uçurumlarına
dipsiz özlemlerle çakılsaydım yanı başında
hani ateşler kül etmek için tutuştuğunda
çözülüverir ya varlık büyüsünün efsunu
hani kalp kalpten, can candan uzak düştüğünde
suskun adamlar şehri burası
kilit vurulmuş caddelerine
çıkmaz, yazıyor yol tabelalarına
içten içe yaşanıyor burada hayatlar
maskelerin ardında saklanıyor ruhlar
korku filmleri oynuyor karanlık sinamalarda
su yangını başladı
kavurucu rüzgarlara emanet gözyaşları
alev potalarında eritildi acılar
hasretler, ayrılıklar dökülüyor damla damla
ruhumun nehirleri kızıla boyalı
yer alev, gök alev
rüzgar
hayat sayfalarını
ateşe sürüklüyor
ve çaresiz adam
kan ter içinde
rüzgardan sayfalarını
kumlara yazmışsın adını
dalgalar silmez mi sandın
cesetler üstüne kurduğun tahtını
kimseler yıkmaz mı sandın
bir damla gözyaşı bile gelmiyor ardımdan
oysa gidiyorum ben
oysa kanıyor yürek
ne dönüp bakabiliyorum geriye
ne de bir el sallayabiliyorum ardıma
geride karanlık
…
dur nereye gidiyorsun, dedi kadın
senin olmadığım yere, dedi adam
susar da konuşamazsa gözlerin
bana kimler anlatır aşkı
şimdi yazarsam bu şiiri
biri can verecek kelimelerde eminim ki
ama yine yazmalı değil mi ki
Bir gün gözlerindeki perdeyi yırtar ölüm
Hayattan geriye yarım bir film kalır
Beyaz perdedeki hayalin
Mezar taşındaki soluk adın
Ve azrailin kollarında yüreğin tükenir adım adım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!