Sadece … şiir yazmalıyım diye düşündüm
İçim sıcak sabah sabah
Üstelik ayaz
Duygularıma biraz sarı yaprak koydum
Biraz … Ağlayan sevgili
Maskelerimi azalttım,
yolumu daralttım
Şimdi adımlarım daha kısa
daha usul
Düşlerimi bozdurdum
huzur pahasına
endişeniz … küçük prenses
tehlikeli bir şairin huzuru mu
korktuğunuz nedir söyleyiniz
derinliğiniz … küçük prenses
hani uğruna ölümü yeğlediniz
Sessiz, kızıla boyanan bulut kümesidir
Bazen gemi bacasının mavilikte kayboluşu
Huzur, ıssızlığın mavi enginliğine sevecen bakıştır
Bazen yaprağın en karanlığından Hitit yeşiline akış
Durun ve dalgaların şıpırtılarını dinleyin
Martılara kulak vermekle yetinin
Dalgalı kentin kıyısındayım
Rüzgarlı şehrin kayalığında
Uzak biletler al
Bitsin artık sızım
Düşsün dibim, Gel ansızın
Dalgakıran kayasıyım pasifik limanı kucaklayan
Köpük köpük soyunuyor deniz avuçlarıma
Heyecanla şehvetli çığlıklarına ayak uyduruyorum
Martıların
Maceralı bölümün ardından hüzünlü sahne
Yalnızlık sığınağım martıların kuytu kayalıkları
Onaltı yaşında henüz gencim
Üzerimde bir suçlunun parmak izleri
Beynimin dehlizlerinde yankılanan kehanet
Gecelerde kâbusum
kederli anılarından uzakta
kollarını uzatıp rüzgarın esintisiyle uçmayı umarak
kapatıp gözlerini her nefesinde
geride bırakmışsın şehrin çılgın yalanlarını
kollarını açtığında göğsümle buluşmayı umarak
yumulu gözlerinle nefesim gerdanında
Belki biraz serçe
Sabah bitmeli belki, yağmur başlamalı
Bulutları çarpıp birbirine kıvılcımlar saçmalı
Sonra ıslak serçeler çizmeli
Birikintilerde yıkanan mutlu serçeler
Taşıyamadım içinde olduğun şehrin ağırlığını
Sabahın körü bıraktım ardımda afyon çiçeği
İlk yazın ayazında titremem üşümekten değil
Fırlattığım çiçek yüreğimde kelepçe
Bizi tanımıyor artık Fındıkzade
Ayak üstü sohbetimiz olsaydı keşke afyon çiçeği




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!