Tanışmadan önce böyle acımasız mıydı şubat
Sırf seni üşütecek ikindileri kollayacak
Kör esintiyle kıskanç poyraz
Soğuk sıkıntılar cirit atar hastane odalarında
İhtiyarsız anılar oyunlarını bozar rüzgârın
Dönüşüyor giderek turuncudan kahverengiye
Ekimden kasıma soğuk iliklerden işliyor
Caddede, dükkanlarda değil
Gözlerden gizlediği gözleri
Hep denizin uzağına bakıyor
Halinden anlayamazsınız ki
Köhne kayıkların kırık kaburgaları
gecenin derin vaktinde
Saçlarımın beyazını okşayan rüzgara hürmetimden
belkide yorgunluğumdan düşmüş gözlerim
Tek damla kanımı akıtmadan derimi soyan
Yalnızlığın ustalık yaşı
Yalnızdım
Sabahın herhangi körü
Gözleri kan çanağından çıkmış
Ardımda kadın çığlığı
Okyanusa uzanan iskelenin çürük tahtaları üzerinde
Adımlarında korku




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!