Bir bahardı mazimiz; aşktan, çiçekten, gülden…
İlhamını alırdı kalplerimiz bülbülden.
Sarardı o rengârenk bahçeler birer birer...
Gül soldu, bülbül uçtu, aşklar kalktı gönülden.
Hangi saltanatına güvenirsin günün sen?
Gün dediğin her akşam ufuklarda batarken.
Ne karanlığa batan ne doğan gündür hayat;
Sonsuzluğun ufkuna taht kurmaktır saltanat.
Battı bir güneş daha, geçti ömürden bir gün;
Yine söndü umutlar, çöktü dağlara hüzün.
Çekildi hayallerin gölgesi ovalardan,
Sarardı yaprakları ufuklarda gündüzün.
Dünya gibi yakın dur, eğil güneşe sen de;
Bir hayat merkezi ol, şu koskoca evrende.
Güneş gibi aydınlat, ısıt etrafı sen de;
Bir merkez ol da dönsün âlem senin çevrende.
Gün geçmesin ki hayat ağacından bir yaprak,
Düşmesin rüzgârların önünde savrularak.
Gün geçmesin ki hasret pınarından bir damla,
Akmasın deryalara serin dağlardan gamla.
Değişir baharlar, bu yazlar bir gün.
Yemyeşil bahçeler beyazlar bir gün.
Hazana dönüşür neşeli bağlar,
Kurur dallarında kirazlar bir gün.
Mazisi pek şanlı, şirin bir şehir,
Benim güzel yurdum, Güzel Bayburt’um.
Dağların bir nazlı kır çiçeğidir,
Benim güzel yurdum, Güzel Bayburt’um.
Baharda her yanın yeşillik kokar,
Tarihi görkemli, kadim memleket,
İnsanlıkla başlar başı Bayburt’un.
Yemyeşil doğası huzur, bereket…
Mümbittir toprağı, taşı Bayburt’un.
Yiğitler diyarı, serttir havası,
Gireli mevsimine tüm hicranıyla güzün,
Sarardı bağ bahçeler, sardı kalpleri hüzün.
Serin güz rüzgârları esmeye başlayalı,
Ne günün tadı kaldı ne de artık gündüzün.
Sivas’ın hemen ötesi.
Sakin, şirin bir ilçesi.
Küçük fakat eski bir yer,
Tarihi tarih öncesi…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!