Dünya kuru gürültü, hayat günlük tantana…
Gayrısı boş, hayır yap atmana bak çantana.
Dünya bir koca yalan, hayat hayaldir düştür;
Gayret et de bu düşü hakikate dönüştür.
Bir meydandır bu dünya her yolu düşen düştü.
Kimisi yükseklerden kimi yürekten düştü.
Battı bu fırtınada nice hayal gemisi,
Bu dalgalı denizde ne bahtsız dümen düştü.
Değil mi başı, sonu alfabelerin elif;
Olsa da isimleri, şekilleri muhtelif…
Eylül 2013
Gel üzülme ey gönül, ne ayak ne kol engel.
Ne aşılmaz sarp dağlar, ne geçilmez yol engel.
Dünya bir geçici han, bu hayat bir imtihan;
Seni haktan saptıran imkânları bil engel.
Kâh göklerde kâh yerde, ruhlar şaşkın arada;
Göz manzara derdinde, gönüller macerada…
Ağustos 2011
Yıl yirmi üç altı Şubat,
Yıkıldı dünya Maraş’ta.
Kayıplar, kederler kat kat,
Yıkıldı dünya Maraş’ta.
Dört çeyrekte durdu zaman,
Aşktır fâni dünyaya, hakikat katan maya;
Aşksız koca kâinat mahkûmdur dağılmaya.
Temmuz 2012
Şan, şöhret, mal, mülk, makam; hırs tarlasında mayın…
Dikkat edin, yürürken üzerine basmayın.
Nisan 2012
Ne Leyladır kalplerin aşkı ne dünya ruhun;
Nasıl bekaya müştak, fâniye olur meftun?
Sevda duymazdı asla güneş varken semada,
Bir karanlık geceye aklı olsaydı Mecnun.
Titreterek bas toprağa,
Meydan senin Türk Milleti.
Mührünü vur, yürü çağa,
Zaman senin Türk Milleti.
Yürü kalksın yalçın dağlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!