Ne bu ırmaktan içmek ne yıkanmak önemli,
Ne bu sulardan geçmek ne ıslanmak önemli.
Parlak donanmalarla uğurlanmak nafile,
Nehrin öte başında karşılanmak önemli.
Bir ateş ki ayırır cevheri taştan sabır,
Bir su ki solmuşları yeşertir baştan sabır.
Ocak 2013
Mekan böler kalpleri, çarpar ruhları adet;
Tek/bire bölünmekte, çarpılmakta saadet.
Ekim 2011
Şairler var tez yazar tez bırakır.
Şairler var öz yazar öz bırakır.
Şairler var cilt cilt eserler verir,
Şairler var bir veciz söz bırakır.
Hiç mümkün mü var olsun tesadüfün bilimi?
Bir eşsiz tasarımken varlığın her milimi.
Madem her varlık sanat… Onu yapan biri var;
Yoksa ya eser ya da tesadüftür sanatkâr.
Şan, şöhret, mal, mülk, makam; hak, hakikate perde…
Bir afettir insanı avutan hayallerde.
Şan, şöhret, mal, mülk, makam; şevk, sürurken beşerde,
İnsanları saptırmış, dert olmuş gönüllerde.
Şan, şöhret, mal, mülk, makam; güçtür hayırda, şerde,
Bir imkândır insana en güzel hizmetlerde.
O yüz ki ferasetle bakan her kişi tanır.
O yüz ki nursuz nazar baktığında utanır.
O yüz kalplere huzur, hayata sürur verir;
O yüz bir ayna gibi maverayı gösterir.
Onlar bir rüzgâr gibi yerdeydi atlarıyla,
Onlar kartal gibiydi gökte kanatlarıyla.
Onlar bir akıncıydı sel olup dağlar aşan,
Onlar coşkun ırmaktı kıtaları dolaşan.
Dünya dünya namına bu dünyada gördüğüm;
Bir çürük ipe bağlı birkaç boncuk kördüğüm.
Şubat 2011
Çıkma Garb’ın çelikten, çomaktan kulesine;
Kapılma gaflet çökmüş, karanlık gölgesine.
Sonsuzluk merdiveni bizim minarelerde,
Her beş vakit bakarız göklerin ötesine.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!