Yıl yirmi üç altı Şubat,
Yıkıldı dünya Maraş’ta.
Kayıplar, kederler kat kat,
Yıkıldı dünya Maraş’ta.
Dört çeyrekte durdu zaman,
Şan, şöhret, mal, mülk, makam; hırs tarlasında mayın…
Dikkat edin, yürürken üzerine basmayın.
Nisan 2012
Ne Leyladır hasreti ne fâni dünya ruhun;
Nasıl bekaya müştak olur fâniye meftun?
Sevda duymazdı asla güneş varken semada,
Bir karanlık geceye aklı olsaydı Mecnun.
Titreterek bas toprağa,
Meydan senin Türk Milleti.
Mührünü vur, yürü çağa,
Zaman senin Türk Milleti.
Yürü kalksın yalçın dağlar,
Pas tutmuş deryaları coşturan donanmalar,
Savrulmuş kumsallara yosunlu yelkenleri.
Hangi kayıp limanda karşılayacak rüzgâr?
Engin okyanuslardan sahile dönenleri.
Esiyor fırtınalar acep hangi diyarda?
Değildir amelleri asıl yazan melekler,
Onlar sessiz şahitler, onlar hikmetle bekler.
Bizdedir her hayır, şer; bizdedir kalem, defter…
Herkes kendi kaydını kendisi yazar çizer.
Orda mescittir her yer, orda kıbledir her yön;
Gir gönül kâbesine ne yana dönersen dön.
Temmuz 2013
Bir kışladır bu dünya, burası harp meydanı;
Gaye seçmektir nefsi alt eden kahramanı.
Eylül 2013
Nefis bataklığında kurumuş kamış insan,
Bir nefeslik rüyaya ömrü harcamış insan.
Ekim 2011
Sürgün, vahşet, soykırım, katliamlar, savaşlar…
Ne yazık yeryüzünde âdemoğluyla başlar.
Dünyaya gelir gelmez katle başlamışız biz,
Değil mi kan bağıyla biz Kabil’in nesliyiz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!