bir kum saatinden zerre zerre
savrulmadan iklimlere bir rüzgar gibi
billur kırıkları dağılmadan hayallere
aldırma mevsim rüzgarına
düşen yaprakları topluyor bir bir
randevu zamanlarına gelsen
ters yöne işlense saatler
çığlık içinde ilk kez tanık olduğumuz
hayal kurabilmeli insan
bir gün hemen gerçekleşeceğini düşünüp
biraz olsun çocuk olabilmeli
biraz masalsı
biraz da bir varmış bir yokmuş gibi
sana dair bu ağıt ey çocuk
gözlerin için ey memleketimin yüzü
durmaz ağlarım, gözlerin için
çığırırım yanık yanık
sana bak neler söyleyeceğim
dinle bak, olup biteni ve dahi olacak olanı sana anlatayım
senin yerine ben açıklayayım
ne güzel
öyle güzel
öyle sakin ki sabahın bu vakti
gecenin içine sızılar bırakıyorum damla damla
her sahnesinde rol alıyor içimdeki ahengin bin bir çeşidi
yokuş aşağı yürüyen öyle bir gidiş ki bu
her adım öyle bir vuruş ki gecenin nabzına
zamanı durduruyor
şaşkınlığın koyu karanlığından
istikametin sabahına sığınıyoruz
tereddütlerin fırtınasından
Rabbimizce kabulün sakin limanına
iltica ediyoruz
işte gök kubbenin siyah gecesi
O, yüksek fıtratla vücuda getirilip yetiştirildi,
okumazken "oku" emriyle temiz sayfalar okutturuldu
hakkını ifa ve şükrünü eda etsin diye
kulluk ile hayır işlemeğe devam etsin diye .
menbalardan akıtılan, ezelden taahhüt edilen
semereler, ecir ve sevaplar, hayır ve bereketler
her gece seriyorum önüme
her şeyi, her gece…
bir ince hesaplaşma, sanırsın kan davası.
hangi hesabı kapatayım desem çıkıyorsun ortaya…
kolaysa üstünü karala. yırtıp at kolaysa.
gözlerim neden çiseleyip duruyorlar sanki,
her gece seriyorum önüme
her şeyi, her gece…
bir ince hesaplaşma, sanırsın kan davası.
hangi hesabı kapatayım desem çıkıyorsun ortaya…
kolaysa üstünü karala. yırtıp at kolaysa.
gözlerim neden çiseleyip duruyorlar sanki,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!