yokluk nedir
yokluk ne zindandaki yusuf nede zindandan kurtulmaktır
bütün dileklerden, bütün yönelişlerden bütün emellerden
bir çırpıda vazgeçebilmektir yokluk
rahvan yürüyen küheylanın heybet kazanan tılsımıdır
küçük de olsa bir iz var
çözülme, donma vakitlerinden
dönüşüp ummanlara akmak için
bir kendinden geçme faslı bu
geçiyorum şimdi
peşindeyim seslerin
hiç ummadığın hediyeler almak gibidir var olmak
hiç hak etmediğin sofralara buyur edilmeye benzer yaşamak
hiç beklemediğin bir tacı giyinmek gibidir
hüzün ki kalpte başlayan bir yanıştır
onu söndürmek için
gayrete gelir göz pınarları yağmur yağmur
gökyüzü renginde yağan yağmurdu
içimde yürür gibi yürüyen
bulutların üzerinde
penceremde
pırıl pırıl
yağan yağmurdu
içimde gezer gibi
penceremde
pırıl pırıl yürüyen
önümdeki yokuş yol
açılmış ince bir bağırsak gibi
uzanıyordu ta ufkun ucuna kadar
engin, çıplak ve ıssız bozkırda
kış günleri eksik olmazdı bora, kasırga
yaz günlerinde cehennem sıcağı
insanın önünde hep bir deniz olur da
bir türlü girmeyi akıl edemez ya
hani sonsuz ılık maviliğe
dokunurda
yol vardır
aşkı uzun biliriz ölümden
kalbin başkentine kabul edilir alnımız
en izzetli yoldaşlık
en asil direniş bahtımıza yazılır
en zor badireleri yüreğimin beraberliğine şart koştum
yenilgilerimin çetelesini tutulacakmış meğer
bir sonuca varması bilmem ne kadar mukadder
hiç direnmeden kayıtsız şartsız ona teslimim
fermanının her hükmüne razıyım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!