nur ile yarılmış olan geceye yemi olsun
zindan bir cehennemdir, cehennemin ismi zindan
kabirler gibi, uykular ölümün kardeşi
sabahleyin evlerinden sevinç içinde çıkanlara
karanlık arkasında aydınlık, darlıktan sonra genişlik yaratana
rahmetinden esen hoş esintilere yemim olsun
saklı bir kentte yığılı en sırlı hatıralar
koca şehrin altında her adem ,zaman da kaybolmuş
yıkık dökük ,beyaz hayaller barındırır
en eski hazineler kapkara bir mahzende
o mahzenin her odasında bir ölüm
içimize aşkı koyan kim
manayı sevgiyi koyan kim
kimin derdi ile düştük dünya yoluna
yol mu eğledi bizi
keşke
diyorum için için
ah keşke
yeni baştan yeniden
yepyeni bir hayatı başlamak için
çoban yıldızını
soğuk bir gün
bir ümit gibi yaklaştı durağa minibüs
açılan kapısından bir buhar dalgası yükseldi
ve üşüyen günün içine dağıldı buram buram
ayrılık kimi zaman bitimsiz bir özlem sızısı
derin bir bıçak yarası
ilmek ilmek hasret dokur gözlerim uzak yolların gergefine
dağ çiçeğim kayıp
gökte ki yıldızım yitik
gelmedi beklediğim bahar sabahı
bir kodes gözlerin
oradan umutlar toplayıp kalbime atacağım
uçup duran kar taneleri düşerken
bakışlarında sığınacak yer arayacak
zemheri soğuğunda üşüyen
saçlarına üşüşen her kar tanesi
gece söz anlamaz
gün burada beklemeli
zamana neler söyleyeceğim neler şimdi
bana merhaba derken
sokaktaki lambalar ardı sıra sönerken
ben tam pencereyi açarken
şimdi mevsim öfkedir
aylardan en soğuk ihanet
hangi güneş paramparça olur
geceye saklı uğursuz tekmelerden
korkulu bir düş değilse eğer bu
kimse onun gibi değil
onun hatırına sevilir oğul ve kızlarımız
sonsuzluk vaat eden onun haberiydi
evladı göz aydınlığı eyleyen onun müjdesi
evladı anaya sevdiren de




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!