Sinemde heybetli bir ağrı volta atıyor
Tutuşmuş yanıyor cayır cayır içimde ki şehir
Dokunur alnıma
Korkumun peydahladığı çocuk
Sağında darağacı solunda bir cellat
yırtılmış bir mektubun üzerindeki adresten
incecik limon dilimi gibi fincanımın içine bırakıyorum seni
karşımda duruyorsun öylece
aklıma vurup düşüyorsun
odanın duvarlarına
aylardan mayıs …
dışarısı soğuk
insanın kanını donduruyor
iliklerine varıncaya kadar
hareketsiz bırakıyordu belki de
evvel ki zamanlardan biriydi
ilanihaye bu hikayeler yığını
dolunayların puslu ışığında
eşi bulunmaz öykülerden çaldığım bir oyundu
kimisi aşk, kimisi dostluk,kimisi muhabbet
mesafelerden öte
bu yolculuk mesafelerin en uzağını içeriyor
bir tanımlama gerektiriyor yolculuğun seyri
insanı kabından ve kalıbından çıkarıyor
aşılması külfetli olan sarp yokuşlarımız var
şemaili zor olan fikirlerle doluyuz
adım atmakta zorlanacağımız
bastıkça içine gömüleceğimiz
kum yığınları bekliyor bizi
hatıraların da kendine özgü zamanı vardır
gecenin derinleştiği bir anında ağırlaşırlar
kaybolup zamansızlığa taşınırlar kıpırtısız
akıp giderler her şeyle birlikte
kıvrılıp giden akışlarını izleriz hayıflanarak
Eski bir mektup gibi savurma beni rüzgâra,
Dön gel ki
Mevsimler rücu etsin,
güller yeniden açsın,
ey alemlere rahmet olarak gönderilen sevgili
ey yüce bir ahlak üzere olan sevgili
ey ümmetine çok düşkün
müminlere karşı çok şefkatli ve merhametli olan sevgili
ey üsve-i hasene
en güzel örnek olan sevgili
Gel ey zâir, bu mihrâbın önünde mahv-ı nefs eyle, ( Müseddes)
Aruzun en ahenkli kalıplarından olan Mefâ’îlün / Mefâ’îlün / Mefâ’îlün / Mefâ’îlün (4 Mefâîlün) kullanılmıştır.
Müferrihtir seccâde, rûha bir taht-ı mübârektir,
Vatan kılmış olan mürşîde bir vakt-i mübârektir.
Serilmiş ferş-i pâk üzre bütün âlâmı terk eyle,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!