neydi o sarsılış
ne demeye geliyordu
kalbi göklere açıktı
sessizliğin yatağında usulca akan sözleri
bir açılış
insana anlaşıldığını söylemek içindi
alemlerin Rabbinin seslenişi
insana yalnız olmadığını
çaresiz kalmadığını hatırlatmak için
insana, Rabbinin umudu olduğunu bildirmek için
her sabah ilk işlerimden biri
hava bilgisini gösteren aletin ekranına bakmak
orada yazan dereceye uygun bir giysi seçmek
sonsuza kadar hapşıracak değilim ya,
meret bir hastalık yorganı atmış üstüme
tam bir aymaz misafir çekip gideceği yok
bugün günlerden perşembe
konusu bir kurşun bir türkü bir aşk
elimle yıldız tutarcasına uçsuz bucaksız gökler
sonsuzluğun koyuluğunda karanlık bir dehliz kadar iniltili
mühürleniyorum ıssız denizlere açılan o pencereye
seni
her soluduğum nefesle kaç kere
seni arayıp durdum
titrek bir mum ışığı misali
seni taşıdım adresini benim bile bilmediğim bir şehre
her köşesi senin gibi sessiz
her yer gözyaşlarıyla ıslanmış hatıralarla dolu
kaç beyhude rüzgarla savrulur düşler
kaç nafile güneşle kurur gözyaşları
kim bilir hangi zamandan gelendir yaşananlar
belki de eski bunun için bu kadar muteber
bazen
gitmek ister insan
bir serüvenden diğerine
gitmek bir harekettir oysa
güçlü ve etkili bir hareket
kalmak da öyle
seçenekleri yitmiş
kendini yitirmiş insan
tutunacak bir dal bulamayınca hayata
yaşadığının adı yalnız kederdir
her şeye rağmen
insan ,
hal içinde yaşayanların bir kısmı istikbale vurgun
bir kısmı da maziye aşık
bir çoğumuzun tahayyül ettikleri atide
bir çoğumuzun hatırladıkları geçmişte yaşıyor
en güzel zamanlarımız
mavilerin yapayalnız boşluğuna uzayıp giden masallardan
evvel zaman içinde ki aşklardan
kör kurşunlar girdiği vakit yüreklere
terk edilmiş ülkelere
en yeni haberleri götürür bulutlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!