ölümsüz güneş ol
bir avuç hezeyanlardan ,başka başka renklerden
başka başka seslerden
bir başka resme boyansın hayallerin
kışa dönüşmüş buzdan, soğuktan her ne varsa
pir aşkına
alevler vücudun tamamını örtünceye kadar
taşa toprağa, oduna tahtaya, çula çaputa değinceye kadar
dervişlere özgü harlı ateşle yanmaya devam..
ayrılıklara rıza göstermek zorunda kalan ,
bir müstesna güzelliğe aşinayım
başka hiçbir şey beni mutlu kılmayacak
başkaca hiçbir şeyle itminan olmayacağım
parayla pulla …
çoğu zaman ümitlerle ardından koştuğum
pervane gibiyim
düşüp ,tutuşup her dem yanıp parlayasım gelir
her kapıyı çalarım
sokak sokak, meydan meydan seni ararım
senden başkasını görmez gözüm
sırlarla doluyum
pervane gibiyim
düşüp ,tutuşup her dem yanıp parlayasım gelir
gece olur ,gündüz olur sana kavuşmak isterim
hem çok yakınsın bana hem de çok uzak
bundan şikayetçiyim …
desem ki
aşk kadar ılık olsun sözlerin
aşk kadar yanık
aşk kadar berrak aksın gözyaşların
seller kadar hoyrat
pınarlar kadar pak
hey taksi çabuk yola koyul
al beni de en uzaklara götür
kestirme olsun
bir de arabesk radyo aç
88,6 frekanstan
müslim babadan olsun
öz söze eşitlensin
özden gelsin söz
sözde kalmasın hiçbir kelime
kalbin dili olsun ses
poyraz yüklü denizlerde üşüyen sular gibi
ibraz edilen bir ayaza gövdemi teslim ederek
sarp dalgaların yankısına bıraktım sesimi
kabuğuyla dertleşen yaramı gömerken yüreğime
kelimeler dilimin inzivasında
seninle el salladık ışık yollarının içinde süzülen
yeşil zümrüt kuşuna
küçücük zamanlar bıraktık
havada, suda
ateşte toprakta
içimize sonsuzluktan bir soluk üflenmişti sanki




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!